Başarı Hikayeleriniz

Bizim hikayemizde Engin hocam ile tanışmamız yaklaşık 2 yıl önce başladı.

Benim büyük denebilecek boyutlarda Endometriozis ( Çikolata Kisti ) ve  miyomum vardı.

Engin hoca ile tanışmadan önce İstanbul’un hem en iyi hastanelerine hem de en iyi denilen doktorların çoğu ile görüştüm. Görüştüğüm doktorların çoğunluğu benim önce ameliyat  olmam gerektiğini söyledi. Ameliyat olmadan tüp bebek yöntemi ile hamile kalmamın mümkün olmadığını söylediler ve neredeyse ameliyat olacaktım.

Bu süreçte çikolata kisti ile ilgili internette araştırma yaparken çok şanlıyım ki  Engin hocayı buldum, etrafımda daha önceden tüp bebek yöntemi ile hamile kalmış ve tavsiye alacağım kimse yoktu. 

Engin hoca ile tanıştığımda onun gerçekten çok titiz ve hastasını boş yere yormayacak biri olduğunu hemen hissettim. Hayatım boyunca hiçbir doktor bana bu şekilde güven vermemişti.

Diğer doktorların aksine kendisi ameliyat olmadan tüp bebek yöntemini denememiz gerektiğini böylesinin daha sağlıklı  olacağını iletti ve o şekilde ilerleye başladık. Uyguladığı tedavi sonucunda toplam 5 blastokist embriyo oluştu, bunlardan 2 tanesi transfer edildi.Embriyolardan sadece biri tutundu ve işte o da benim Uraz Can bebeğim oldu 🙂 

Oğlum da çok şanslı ki Engin hocamın ellerinde dünyaya geldi .Bizi kırmayıp bir pazar günü bebeğimizi sağlıkla bize kavuşturdu. 

Bize bunu kısmet eden önce allaha sonra da Engin hocama binlerce teşekkür. 

Keşke kendisi gibi sizi sizden daha çok düşünen, aşırı titiz, aradığınızda veya mesaj attığınızda size en kısa sürede cevap dönen  bir de çocuk doktoru bulabilsek 🙂

Özellikle şunu da belirtmeliyim ki Engin hocamın  ekibi de  bir harika, Nevin hemşire hem bir abla hem de çok iyi bir kadın doğum hemşiresidir.  

Ben Florya ekibini tanığım için orası için yorum yapıyorum. Hepsi benim ailem oldular, destekleri ve emekleri için hepsine çok çok teşekkür ederiz. Allah isteyen herkese nasip etsin.

E. MENALİ

2 başarısız tecrübe sonrasında çok güvendiğim biri önerdi Engin hocayı bana, iyi ki ön yargılı davranmadan tüp bebek tedavisi için gitmeyi kabul etmişim. Engin hoca çok titiz ve çok güzel bir düzen oturtmuş durumda bunu ilk muayenehaneye gittiğinizde hissediyorsunuz. O kadar yoğun bir tempoda çalışıyor ki, kendi gözlemimle örnek vermek gerekirse sabah 9 da Florya’daki randevumuzdan önce, o sabahtan 2 ameliyata girmişti, öğlene kadar Florya’da, öğleden sonra tüp bebek operasyonları ve sonrasında Nişantaşı’ndaki muayenehanede hastalarını kabul ediyor. Bu tempoyu görünce biz ne kadar yavaş yaşıyoruz diye kendisine hayran kaldım. Ben kendimi çok güvende hissettim, çünkü ilk ziyaretimizde karşılaşabileceğimiz tüm zorlukları ve aşamaları tek tek bize herhangi bir duygusallık katmadan net bir şekilde ifade etti. Sonrasında ilk denememizi yaptık benim için çok duygusal bir süreçti, başarısız olduk ama ona o kadar çok güvendik ki yola devam ederek tekrar denemek istedik. Her seferinde ve her ortamda ona güvenmiş olmam beni rahatlattı. Bahçeci’de geçirdiğim operasyon öncesi ve sonrasında herkesin Engin hocaya duyduğu saygıyı görmek ve Engin Hocanın titizliğini vurgulaması, doğum yaptığım Acıbadem’de de aynı şekilde bunu hissetmiş olmam, iyi ki Engin hoca ile yollarımız kesişti diye şükrediyorum. Önce Allah’ın izni sonra Engin hocanın tecrübeleri ile bir kız bir erkek evladımız var.
V.Zeynep Akın Tüzünkan

Tekrarlayan gebelik kayıpları yaşayanlara umut olması ve Engin Hoca’yla karşılaşmaları dileğiyle,

Tam 3 kez gebelik kaybı yaşadıktan sonra Engin Hoca ile tanıştım. Tüm gebeliklerim de doğal yolla ve kolay hamile kalabiliyordum fakat ya kalp atışı yoktu ya da kalp atışı duruyordu.

Bu süreçte tüm testlerim yapılmış ve hatta son gebeliğimde genetik testler dahi yapılmıştı ve görünen hiçbir sorun olmadığı söyleniyordu.

Kendisine fikir almak için gittiğimizde 3. Gebeliğim sonlandırılmış ve kürtaj sonrası adet görememiştim. Engin Hoca rahimde yapışıklık olabileceğinden şüphelendi ve bir süre ilaç kullanmamı istedi. İlaçları kullanmama rağmen adet olamadım. Sonrasında rahim filminde Hocanın tahmin ettiği durum yani yapışıklık görüldü ve histeoroskopi olmam gerekiyordu. Zaten kayıplar yaşadığım için yeterince umutsuz hissederken, bir de kürtaj sebebiyle oluşan rahimde yapışıklık gibi bir durumla karşılaşmıştım.

Engin Hoca da gerçekçi tavrıyla yapışıklığın en istenmeyen, en zor ve tekrarlayabilen bir durum olduğunu söylediğinde üzüntüm katlanmıştı. Ama bu işlemdeki tecrübenin önemini anlattığında, boşa umut vermeyen, açıklayıcı ve garantici tavrı ile O’na güveniyordum.

Operasyonum oldukça başarılı geçti. Ameliyat sonrası bile tekrar yapışabilir diyerek hep temkinliydi. Fakat çok şükür ki tekrar yapışıklık olmadı. Sonrasında çektirdiğim rahim filminde de ameliyatın ne kadar başarılı olduğu görülüyordu.

Engin Hoca bize 2 yol sundu. Doğal ya da PGT ile tüp bebek, fakat yine çok ümit vermedi, tüp bebek ile de kayıplar yaşanabilirdi. Yine garanti değildi. Psikolojimiz karmaşıktı ve fakat biz bu sefer genetik faktörü ekarte etmek için tüp bebek ile ilerlemek istedik. Tüm süreci detayları ile anlattı ve ne zaman arasam çok yoğun olsa bile sabırla her sorumu cevapladı.

Yumurta toplama, PGT süreci ve birkaç ay sonrasında transfer, gönderilen 5 embriyodan 3 tanesi sağlıklı geldi. Hem Hocama güverenek hem de hep dualar edip pozitif düşünerek umudumu hiç kaybetmedim.

Çok şükür ki ilk denemede pozitif sonuç aldık. 2 gün sonra testi tekrarladığımızda değer çok yüksekti ve ikiz gebelik olması muhtemeldi. 10 gün sonra kanamam oldu, hemen telefonla ulaştım ve o kadar korkuyordum ki yine bir sorun çıkmasından, o telefon görüşmesi bana güç verdi, kanamanın normal olduğunu, her hamilelikte kanama olabileceğini, geçmişi unutmamı söyledi ve hemen kontrole gelmemi istedi. Bu sebeple ilk muayeneye olması gerekenden 5 gün önce gittik. O gün hocayı oturarak bekleyemedim. Heyecan, korku ve kaygı hepsi biraradaydı. İyi ki de erken gitmişiz, stresle birkaç gün daha beklemek yerine kanama sebebiyle o iki keseyi ve kalp atışını çok daha erken gördük.

Hamileliğim sürecince de titizlikle kontrollerime devam ettik. 13. Haftada rahatlayacağımı düşünmüştüm fakat “ikiz gebelik, dikkatli olacaksın hanım hanımcık otur” diyerek 28. haftanın kritik olduğunu , 28. Haftada ise “34. Hafta’yı hedefliyoruz” diyerek temkinli tavrı hep devam etti.

Başka bir şehirde yaşıyordum fakat ayda 1 kontrollere Engin Hoca’ya gelmeye devam ettim. Doğumumu belki yaşadığım şehirde yaparım, acil bir durumda gitmek çok zor olabilir diye düşünüyordum fakat kimseye güvenemeyeceğimi hissettim ve yine Engin Hocamla devam ettim.

  1. Haftada gebelik şekeri olduğu teşhis edildi ve tüm hamileliğim diyetle devam etti. Fakat çok şükür ki 36+6 ‘da 1 kız, 1 erkek bebeklerimle kavuştuk.

Son haftalara kadar sabırla yol gösterdiği ve mucizelerimize kavuşmamıza vesile olduğu için çok ama çok teşekkür ederiz, Hakkını ödeyemeyiz.

Kötü tecrübeler, hatıralar tüm bu mutlu anlarla unutuluyor, hepsinin geçeceğini düşünerek , bu hikayenin okuyanlara umut olmasını dilerim, umarım her isteyene Allah bu duyguyu nasip etsin,

Merhabalar
Engin hocam mı? desen abi mi? desen bilemiyorum.Benim için o kadar değerli ve önemli ki hayatımdaki önemini sizlere anlatan kendisinin de affına sığınarak abi diyerek başlamak istiyorum hikayemize;

Çünkü kendisi o kadar sevecen, sıcak ve güler yüzlü ki insan ailesinden birisi olarak görüyor ve o şekilde değer veriyor.

Biz 2016 yılında eşimin bir arkadaşı sayesinde tanışma fırsatı bulduk. Bize Engin hocamı önerirken bana ve hocaya çok dua edeceksiniz demişti. Hakikaten öyle oldu. Florya´daki muayenehanesine gittiğimizde daha kapıdan içeriye girmemizle beni bir huzur ve güven sarmıştı. Hocam ve ekibi inanılmaz güleryüzlü, samimi ve sıcaklardı. Daha sonrasında muayene olup tedavi sürecim başladığında da evime yakın olmasına rağmen Nişantaşındaki muayenehanesine gitmiyor, Florya´daki muayenehanesine gidiyordum.

Tedavi sürecim boyunca bana her zaman güven veren bir doktor gibi değilde bir abi gibi davranan moral veren sevgili Engin hocam sizi anlatacak, kelimeler bulamıyorum. Siz ve sizin gibiler olduğu sürece bir çok insanın umudunun yeşereceğine hayatlarındaki ışığın sönmeyeceğine inanıyorum.

İlk önce Allah´ın daha sonra Engin hocam sayesinde minik mucizelerim diye adlandırdığım ikizlerim var.

Kartal ve Aras´ım dünya tatlılarım, yaşama sebeplerim her zaman dualarım ve iyi dileklerim sizinle olacak. Gerçekten çocuk sahibi olmak istiyorsanız, size önerebileceğim, kesinlikle pişman olmayacağınız, daha önceden niçin kendisiyle tanışma fırsatı bulamadık diyeceğiniz, doktorluğunun yanı sıra insanlığıylada seveceğiniz tek kişi diyebilirim ve her ne olursa olsun koşulsuz kendisine güvenin çünkü bu süreçte en iyisini ve en doğrusunu size öneriyor ve yapıyor.
Engin hocam tedavimin başlangıcından doğumuna kadar süreçte bana göstermiş olduğunuz şefkat, güleryüz ve insanlığınız için size çok teşekkür ediyorum. İyiki sizin gibiler var.

Yaptığınız bu kutsal mesleğe verdiğiniz önem sizin ve çalışanlarınızın insanlara verdiği değer için umarım hayatınız boyunca kalbinizden geçen ve dilediğiniz herşeye sahip olursunuz. Allah yar ve yardımcınız olsun.

Allah´a emanet olun, sevgi ve saygılarımla

Emine

Evliliğimizin ikinci yılında eşimle çocuk sahibi olmaya karar verdiğimizde çikolata kistim nedeniyle kullanmış olduğum doğum kontrol hapını bırakmış ancak doğal yollarla başarılı olamayınca takibimi yapan doktorum bir kısım tahliller istemiş ve işte o hiç beklenmeyen telefon gelmişti.. doktor tahlil sonuçlarının çıktığını ve maalesef ki yumurta rezervinin çok azaldığını acil olarak tüp bebek tedavisine başlamam gerektiğini söyleyerek bana bir tüp bebek merkezi önermişti..

Tüp bebek hakkında o güne kadar hiç bir fikrimiz olmadığından eşimle aynı gün söylenen merkezde soluğu aldık asıl amacımız sadece bilgi almaktı ama ordaki doktorun “vaktimiz yok yumurtalarınız uygun hemen bugün başlayalım “demesinin üzerine regli dönemimin 5. Günü ilk tedaviye başladık…. şimdi anlıyorum ki sadece ticaret amaçlı bi tedaviymiş… zaten sonuçta negatifti… negatif sonucu aldığımız gün tüp bebek merkezindeki doktor beni arayıp sonraki adetin ilk günü tekrar denememiz gerektiğini vakit kaybetmememiz gerektiğini söyledi.. Daha tüp bebek ne bilmezken bebek sahibi olmak için tüp bebek yaptırmam gerektiğini öğrenmiş hatta bi kere denemiş negatif sonuç aldıktan hemen sonra tekrar denemem gerektiği söylenmişti. Birini hazmetmeden diğer aşamaya geçmiştik.. Bu sefer ben hemen teslim olmak istemiyordum ama yaşadığımız şokun etkisiyle çokta sağlıklı düşünemiyorduk.

Henüz karar verememişken 2. Regli dönemim gelmişti.. söylenen göre vaktim yoktu ve hemen 2. tedaviye başlamam gerekiyordu aynı merkeze hiç gitmek istemesem de hem daha tam bilinçlenmemiş olduğumdan hem de eşimin ısrarı ile tekrar aynı merkezde tedaviye başladık ve 2. Kez negatif sonuçumuzu aldık…Bu sefer kararlıydım iyice araştıracaktım ve doktor arayışına girdim internetten bulduğum, etraftan duyduğum bütün doktorlara gitmeye başladım. 3. Tedaviye doğru doktoru bulana kadar başlamayacaktım. Artık hekimlere güvenim de kalmamıştı. Hiç bir doktora güvenip karar veremiyordum. Bi arkadaşımızın tavsiyesi üzerine Engin hocamdan randevu aldık.

Hocamın söylediğine göre acemiliğimizi iyi kullanmışlardı ama kim olursa olsun bi doktorda karar verip tedaviye biran önce başlamamız gerektiğiydi.. Ben yada bi başkası ama hızlı karar verin demişti… Utanarak söylüyorum ki ilk başta Engin hocama da tam güvenmemiştim ama yaptığım araştırmalar sonucu hem tüp bebekte hem de endometriozis konusunda uzman olması nedeniyle gittiğimiz doktorlar içerisinde bize en çok güveni o verdiği için Engin hocam da tedaviye başlamaya karar verdik. Mart 2015 ten itibaren her regli döneminin ilk günü soluğu hocamın Muaynehanesinde aldım ama her ay hocam bana bu ay tedaviye uygun değilsin başlasakta sonuç alamayız bi daha ki ay bidaha gel diye diye 14 Aralık´ta ilk tedavimize başladık .

Yumurtalar toplamış embriyo haline gelmişti ama sayısı az kalitesi ortaydı hocam isterseniz transfer yapalım isterseniz bunları dondurup bidaha tedaviye başlayalım havuz yapalım dedi. Hekimlere güvenmeyen ben bütün kararları hocama bırakır olmuştum. Ne derse hocam siz karar verin diyordum ve gerçekten benim için en doğru kararı vereceğine hiç şüphe duymuyordum. Embriyoları dondurup yeniden tedaviye başlama kararı aldık ve şubat 2016 da yeniden tedaviye başladık. 2 tedavi sonucu toplam 5 embriyom olmuştu ve sıra transferdeydi. Transfer içinde hocam hiç acele etmeyip rahmin tam olarak hazırlanmasını bekledi..

Nihayet mayıs 2016 da hocam bana ilk transferini yapmıştı. Hem hocama güvenim hemde aldığım terapilerin etkisiyle bu sefer diğer transferlere göre daha rahattım. Biz elimizden gelini yaptık olmazsa kısmet değilmiş diyordum. Diğer transferlerde olduğu gibi evde yatmıyor kendimi ve kafamı çok yormadan hayatıma devam ediyordum. Bişeyden çok emindim sonuç negatifte olsa pozitifte olsa hocam elinden gelini yapmıştı… Çok şükür ki sonuç pozitifti ve ikizlere hamileydim…. Hamileliğim de çok kolay geçmedi ilk aylar kanamalarım olduğu için yatmak zorunda kaldım ve ikiz gebeliğin en büyük risklerinden biri olan erken Doğum riskim vardı..

32. Hafta da suyum geldi hemen hocamı aradım ama malesef ki hocam bi kongre için şehirdışındaydı ve konuşma yapacağı için 2 gün sonra gelecekti o an dünya başıma yıkılmıştı en çok güvendiğim doktorum Doğumda yanımda olamayacak diye çok korkmuştum ama saolsun beni bi an bile yalnız bırakmadı hem benimle hemde diğer hekimlerle sürekli telefonla irtibat halinde kalıp ve tabi ki işlerini bi şekilde ayarlayıp doğumuma yetişti.. Bebişlerimizin 17 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra çok şükür ki sağlıklı bi şekilde evlerine geldiler…

 

Yaşamış olduğumuz tüm o kötü günlerden sonra hayat iyi ki bizi sizinle karşılaştırmış , önce Allah sonra sizin sayenizde şu anda dünyanın en güzel duygusu annelik duygusunu yaşamamıza vesile olduğunuz için burdan sonsuz teşekkürlerimizi sunarız..

 

Saygılarımla,

Benim hikayem bundan 5 yıl önce başladı. Çocuk yapmaya karar verdiğimizde Ben 23 eşim 27 yaşındaydı. 1 yıl boyunca denedik ve hamile kalamadığım için doktora başvurduk. Benim kadınsal olarak herhangi bir problemim olmadığı söylendi.

Eşimin sperm vermesini istediler ve sonuç bizim hiç beklemediğimiz gibi kötü çıktı. Çok genç olduğumuz için neyle karşılaştığımızı tam kestirememiştik. O aralar gittiğimiz doktorumuz normal yollarla çocuk sahibi olmamız için uzun zaman gerektiğini ve bunun yerine tüp bebeği düşünmemizi istedi. Bizde o şok ve üzüntüyle hiç araştırmadan kabul ettik. İlk denememiz tüp bebekle uğraşan her kadının bildiği üzre büyük emek verdim ve bizimki ne yazık ki negatif çıktı. Kalan embriyolar yüklendi onlarda negatif çıktı. Daha sonra başka doktor önerildi.

Bir yakınımız tüp bebekle hamile kalmıştı koşa koşa orayada gittik. Herşeye sil baştan başladık. İğneler, ilaçlar, psikolojik çöküş, önceki denemenin negatifliliğin vermiş olduğu korkuyla transfer yapıldı 2 embriyo konuldu ve ben hamile kaldım. 8. Haftamda bebeğin kalp atışlarını dinlemeye gittiğimde duyduğum heyecanı anlatamam. Büyük emeğimin sesini duyacaktım. Ağzım kulaklarımda girdiğim kapıdan gözyaşları içinde çıktım. Bebeğimin canlı olmadığını öğrendik. Ben 17 yaşımda Annemi kaybetmiştim o an duydugum acı eşdeğer diyebilirim. Kürtaj yapıldı. Daha sonra Aynı doktora 6 ay sonra 2. Kez başlamaya karar verdik. Çünkü sonuç kötü bitsede hamileliğimi sağlamıştı. Bu sefer umutluydum. Yine canlı 4 embriyom vardı 2 sini transfer ettikten sonra sonuç yine negatifti. Kalan embriyolar yüklendi yine yine yine negatifti. Artık tüp bebek yapmayı aklımın ucundan bile geçirmeyeceğime nerdeyse yemin etmiştim taa ki çok yakın bir dostumun hayatımızı değiştirecek insanın adını verene kadar… Dr. Engin Oral. 2 yıl aradan sonra Engin hocaya gittik. Muayene için değil konuşmak için randevu aldık. İlk konuşmada hemen o gün karar verdik başlamaya. Aldığımız enerjiyle ilk kez eşimle bu sefer olacak galiba dedik. Önceki tüp bebek denememize göre bu yolculugumuz daha uzun ve farklıydı. Engin hoca ne dediyse yaptık.

Silbaştan başladık herşeye. Kürtaj sonrası rahim içinde hasar olabilir diye işini garantiye aldı Hocamız ve küçük bir işlem yapıldı. Rahmimin küçük oldugunu ve biraz büyüttüğünü söyledi. Daha sonra yumurta toplama, bekleme süreci derken 4 döllenmiş embriyolarımız oldu ve ilk kez embriyolarımız teste gönderildi. İyikide gönderilmiş 2 si sıkıntılı çıktı. Kaldı 2 embriyomuz. Açıkçası ilk duydugumda üzülmüştüm çünkü diğer denemelerde ilk trasnfer sonrası sonuç negatif çıkarsa 2. için embriyolarım vardı. Bu sefer tek şansım vardı. Transferimiz yapıldı. O geçmek bilmeyen 2 haftalık süreç başladı. Sonuç? POZİTİF. Çok heyecanlanmak istemedim çünkü Engin hoca daha erken kalp atışını bekleyeceğiz dedi. Bencede mantıklıydı çünkü hamilelik sonucun pozitif çıkması değildi. Engin hocayla ilk denememiz pozitifle başladı. 1 ay 2 ay 4 ay derken. 4. Ay Kontrolümüzde elime mavi çorap verdi kahramanımız. O bizim gerçek anlamdaki kahramanımız. Zaman geldi ve dünyalar yakışıklı oğlumuza sağlıklı sıhatli kavuştuk.

Bunu biz Engin hocamızla başardık. Şu an bunu yazarken oğlum yanımda uyuyor ve ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Çok şükür. Önce Allaha sonra Engin Orala şükürler olsun. Hayatımıza kattığı anlama, varlığına bin teşekkür. Yakında oğlumu abi yapmak için tekrar kapısındayız:) Ömrüm boyunca hayatımda iyiki diyebileceğim insanların başında Engin Oral var. Bu benim değil benle Engin hocamın başarı hikayesi. Biz’im… İsteyen herkese nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.

Çare arayan herkesin birgün engin hocayla yollarının kesişmesi dileğiyle…

Bizim hikayemiz basit bir karın ağrısı ile başladı.Öncesinde bir kaç doktora gitmiş ve bize basit kist olduğu söylenmişti, akabinde yakın arkadaşımın da tavsiyesi üzerine engin hocam ile tanıştık. İlk muayenede endometriozis teşhisi koydu, yaptığı tahliller sonucu yumurta rezervelerimin de az olduğu ortaya çıkmış ve çocuk için çok vaktimiz olmadığını öğrenmiştik.Henüz iki yıllık evliydik ve çocuk için acele etmiyorduk.

Engin hocamızla yollarımız kesişmese çocuk için daha bekleyecek ve belki de çok geç kalmış olacaktık. İşte çocuk sahibi olabilme hikayemiz burada başladı iki tüp bebek denemesi gerçekleşmiş ikiside başarısız olmuştu öncesinde gelecek planlarımız arasında yer alan çocuk sahibi olma arzusu yerini birden çocuğum olabilecek mi korkusuna bırakmıştı.Engin hocam her kontrolde , hep bana sürpriz bir gebelik olabileceğini söyleyerek yüreğime umut ışığı olmuştu ve de öyle de oldu.

Tam yeniden tüp bebek denemesi için beklerken sürpriz bir gebelik haberini aldık. Bu habere ben ve eşim kadar heyecanlanıp , ilk kalp atışını duyduğumuzda orada bize sarılarak mutluluğumuza ortak olan ve hamileliğim boyunca bize güvenle rehberlik ederek kızımıza kavuşmamızı sağlayan engin hocamıza ve güleryüzlü ekibine şükranlarımızı sunuyoruz.

Engin Hoca ile ilk 2008 yılının ağustos ayında tanıştık. Eşimle birlikte tüp bebek tedavisi hakkında bilgi almak için International Hospital’ dan randevu aldık ve şansımıza Engin Hoca düştü. Bize tüp bebek tedavisi hakkında bilgi verdikten sonra beni muayene etti ve kullanmam gereken ilaçların reçetesini verdi. Ben tedavi hakkında bilgi almaya gitmişken kendimi tedaviye başlamış buldum. Biraz şok etkisi yarattı ama iyi ki de başlamışım.

Yapılan tedavi sonucu 12 adet embriyo elde edildi. Engin Hoca ile ilk ters düşüşümüz transfer edilecek embriyo sayısında oldu. Ben 2 tane diye direttim ama kendisi en az 3 en fazla 4 tane koymamızın başarı oranını yükselteceğini söyledi ve sonunda 3 tane transfer edildi. İlk yapılan kan testinde olumlu sonuç aldık. Ertesi gün tekrarlanan kan testi gebeliğin devam ettiğini gösteriyordu. Engin Hoca telefonla tebrik ederim hamilesin ama şunu belirtmeliyim ki muhtemelen çoğul gebelik dedi.

Önce çok korktum ya üçüz olursa diye ama kendimi ikiz gebelik için hazırladım. İlk ultrason için Engin Hoca ile buluştuğumuzda eğer 3 tane bebek olursa birini size veririm ben iki tane transfer yapalım demiştim size diye sitem ettim. Çok heyecanlıydım ama Engin Hoca bana ultrasonda 3 keseninde oluştuğunu ama sadece bir tanesinin hayatta olduğunu söylediğinde hayal kırıklığına uğradım çünkü kendimi ikiz gebeliğe hazırlamıştım. Yine de mutluydum çünkü en azından bir tane bebeğim içimde gelişiyordu. Düzenli kontrollerin ardından her şeyin gayet normal bir şekilde geliştiğini izliyorduk. 16. Haftanın sonunda bebeğimizin cinsiyetini öğrenmek için tekrar kontrole gittik. Eşim de ben de kızımız olsun istiyorduk.

Engin Hoca bize bir adet pembe çorap verdiğinde ikimizde çok mutlu olmuştuk. Aylar geçti ve Engin Hoca ile ikinci kez ters düştük. Bana doğumun sezaryen olması gerektiğini söyledi. Her şey normal olarak ilerliyordu ve ben normal doğum yapmak istiyordum. Engin Hoca bana ve eşime tüp bebek yöntemi ile elde edilen bebeklerin özel bebekler olduğunu ve bu bebekleri strese sokmak istemediğini söyledi. Ben hala normal doğum diye diretiyordum. Eşim de aylardır Engin Hoca’ ya gidiyoruz ve her söylediğini yerine getiriyoruz neden bu söylediğini yapmamakta diretiyorsun diye karşı çıktı. Sonuç iki erkek bir olup istediklerini yaptırdılar. Toplamda 6,5 kilo aldım ve 9 mayıs 2009 da 3,150 gr doğan kızımı kucağıma aldım. Doğumu epidural yapmak istedim çünkü kızımı doğar doğmaz görmek istiyordum. Migrenim olduğu için biraz kararsızdım ama kızımı hemen görmek istemem bu kararsızlığı yenmeme ve her şeyi göğüslememe yetti. Cumartesi günü sabah 9 da kızımı kucağıma aldım.

Pazar günü anneler günüydü ve hastanedeki tek yeni doğum yapmış anne bendim. Kızım benim en güzel hediyemdi. 12 embriyonun 3’ nü ilk transferde kullandığımız için kalanları dondurduk. 8 tane sağlam embriyo sağlıklı bir şekilde donduruldu. Düzenli olarak Engin Hoca’ ya kontrole gidiyordum. Eşim kızımızdan sonra başka çocuk istemedi. Ama ben kızımın yalnız kalmasını istemedim. 3,5 yıl boyunca eşimi ikna etmeye çalıştım. Embriyolar 5 sene boyunca sağlıklı olarak saklanabilecekti. 5. Senenin dolmasına 4 – 5 ay kala çok istiyorsam kalan embriyolar ile deneme yapabileceğimi söyledi ve hemen Engin Hoca ile görüştüm.

Yaklaşık 5 yıllık embriyolar ile hamile kalma şansım %5 idi ama şansımı denemek istiyordum. Eğer başarısız olursam en azından sağlıklı bir kızım vardı hayatımda. Gerekli tedaviler yapıldı ve Engin Hoca kalan embriyoların hepsini çözdürdü. Bu da beni üzdü çünkü eğer tutmazsa tekrar sıfırdan tedavi sürecini yaşamak istemiyordum ve en azında iki seferde çözülseydi iki şansım olabilir diye düşünüyordum. Zamanlama biraz karışık oldu. Engin Hoca’ ya 9 mayısta kızım için doğum günü partisi düzenleyip düzenleyemeyeceğimi sorduğumda sorun olmayacağını söyledi ama çözdürme olayı yapıldığında bana 9 mayısta transferin yapılması gerektiğini söylediler hastaneden.

Her şey hazırdı kızım için ve ben o gün sabah gidip parti ile ilgili her şeyi halledip hastaneye gittim. Eşim kızımızın partisine katıldı. Transfer yapıldıktan 1,5 saat sonra hastaneden çıkıp kızımın partisine katıldım. 4 tane sağlıklı embriyo vardı ve en kaliteli 2 si transfer edildi. Kan testinin yaptırmaya gittiğimde ilk baştan beri benimle ilgilenen hemşire bana hayırlı olsun umarım tutmuştur dediğinde ben sadece bir mi yoksa iki mi olduğunu merak ediyorum. Eminim ki hamileyim demiştim 🙂 İki gün üst üste yaptırdığım kan testleri hamileliği doğruladı. Engin Hocam telefonla hamileliği onayladı. İlk ultrason için randevulaştık. İlk hamileliğimde kan testleri çoğul gebeliği gösterdiği halde tek çocuk olmuştu bu yüzden ben aynı şey olacak diye kendimi teselli ediyordum.

Aklıma ikiz çocuk sahibi olacağımı hiç getirmedim. Ama bu seferki hamileliğim beni zorluyordu çünkü mide bulantısında yemek yemeyi bırakın en sevdiğim şey olan su içmek bile işkenceydi benim için. Ultrasona girmeden önce Engin Hoca bana nasıl olduğumu sordu ve cevabım “Eğer ilk hamileliğim böyle olsaydı kesinlikle ikinci hamileliği düşünmezdim “ oldu. Ultrasona girdiğimde Engin Hoca bana neden bu halde olduğun belli oldu iki bebek taşıyorsun dediğinde yine hayal kırıklığına uğradım çünkü bir tane bebek bekliyordum ve ilk seferinde çok istediğim ikiz hamilelik ikinci hamileliğime denk gelmişti. Yine de mutluydum çünkü kızım büyük bir aileye sahip olacaktı. İlk 3 – 4 ay mide bulantılarım haricinde gayet iyiydi. Bu sürede kilo almak yerine kilo vermiştim ama bebeklerim gelişimlerine devam ediyordu. Mide bulantıları da bittikten sonra her şey gayet normal bir şekilde devam etti. Eşim iki tane daha kız olsun istiyordu, ben iki erkek olmasın diğer seçeneklere kabulüm diyordum. Kızım ise bir kız ve bir erkek kardeşi olsun istiyordu. Cinsiyetlerini öğrenme zaman geldiğinde Engin Hoca kızıma bir pembe bir de mavi çorap verdiğinde kızım kendi hayali gerçekleştiği için çok sevindi. Bu kez doğum normal olsun diye tutturmadım 🙂 Ama doğum zamanında yine Engin Hoca kazandı.

Her şey çok normal gidiyordu ve ben daha bekleyebileceğimi biliyordum. İlk kızımın doğumundan 5,5 ay sonra annemi kaybetmiştim ve ikizlerim anneannelerini hiç tanımayacakları için en azında annemin doğum gününde doğmalarını istemiştim ama Engin Hoca ikiz ve tüp bebek oldukları için doğumun normal süreden 3 hafta önce olmasına karar verdi. İkinci hamileliğimde 13,5 kilo aldım ve ikizlerimin bir 2,760 diğeri 2,655 gr doğdu. Şu an yaklaşık 9 yaşında bir kızım, 4 yaşında ikizlerim var. Birden büyük bir aile olduk ve çok mutluyuz.

Bu mutluluğa katkılarından dolayı Engin Hoca’ ya çok teşekkür ediyoruz.

Korkunç ilk doğum tecrübesinden sonra ikinci çocuğa ben ve eşim asla diyorduk.

ilk doğumda yaşadıklarıma sebep olan rahatsızlık preeklampsi yani gebelik zehirlenmesiydi.doktor kontrolünde olduğum hatta perinatoloji uzmanında takipte olduğum halde gebelik zehirlenmesi olduğum anlaşılamadı..gebelik sürecinde hastalığımın verdiği belirtiler baş gösterdiğin de dahi teşhis konulamadım.artık okadar şişmiş ve yürüyemez durumda kalmıştım ki normal ayak numaram dan 3 numara büyük ayakkabı giyinir olmuştum.doktorum çok kilo aldığımı düşünüyor kötü ihtimalleri değerlendirmeyi gerekli görmüyordu.

İlk gebeliğin verdiği tecrübesizlikle’’ben doktordan daha iyi bilecek değilim ya’’deyip duruma rıza gösteriyordum.ancak çıldırtırcasına ağrıyan ayaklarım ve nefes alamamaktan uykusuz geçen gecelerin sonunda artık dayanamaz duruma geldim ve bir hastaneye gittim beni muayeneye aldılar doğumumun başladığını acil tam teşekküllü bir hastaneye gitmem gerektiğini kaybedecek hiç zamanım olmadığımı heran cocuğun plesentadan ayrılma ihtimali olduğunu ve öyle bir şeyle hastanede olmadan karşılaşırsam benim ve bebeğin yaşamasının imkansız olduğunu söylediler..doktorumu durumdan haberdar ettim ve hemen çalıştığı hastaneye gittim.orada beni riskli gebelerin bulunduğu yere yatış yaptırdılar ve takibe aldılar.normalde doğumuma iki aydan fazla zaman vardı.bu nedenle doğumu önlemek için tedavi uyguladılar. Üç gün yattım doğumu durdurmak için ilaç kullandım ancak hala gebelik zehirlenmesi olduğumun teşhisini koyamadılar..çünkü normalde çok düşük tansiyon taşıyordum hamilelik sürecimde bu değerlerim normal değerlerin çok az üstüne çıktığı için takibimdeki doktor tarafından yüksek olarak değerlendirilmiyor kişiye göre değil kabul görmüş referans aralığında değerlendiriyordu benim kulak uğultum önemsenmiyordu oysaki ben bu tansiyonu taşıyamıyordum.erken doğum tehtidinden yatışım yapılmıştı.Preeklampsi araştırması yapılmıyordu.

Artık nefes alamıyor sürekli oksijene bağlanıyordum..üçüncü gece hiç nefes alamaz hale geldim ve sol gözüme körlük indi bu kezde bronşit olduğumu bu nedenle nefes alamadığımı enfeksiyondan ateşimin yükseldiğini bu nedenle de gözüme körlük indiğini söylediler.. Artık halisilasyon görmeye başladım serumlar veriyorlar ama ben toparlayamıyor daha kötüye gidiyordum taki ertesi sabaha kadar..sabaha karşı beni nst ye bağladılar ve bebeğin kalp atışları kötüleştiğini beni acil doğuma alacaklarını söylediler ..abartısız tam beş dakika içinde epidural anesteziyle beni doğuma aldılar bebek plasenta dan ayrılmıştı doğum gerçekleşti herseyi hatırlıyordum bebeğimi gördüm ve daha sonra kanamanın durdurulamaması sonucu komaya girdim.beş gün yoğun bakımda kaldım ve çok şükür allah beni aileme bağışladı..ben ve bebeğim mucize şekilde yaşama tutunduk.şu an ilk çocuğum altı yaşında yaşadığı talihizlikten dolayı bazı ufak sağlık sorunları oldu.biz bu duruma hep şükrettik çünkü yaşadığım doğum benzeri doğan çocukların acı tablolarla karşılaştıklarına çok rastladık daha kötüsü olmalıydı biz kıyısından dönmüşüz diye düşünüyoruz.ancak yaşadığımız bu talihsizlik sonucu eşim ikinci çocuğu asla istemiyor benim hayati tehlikemden dolayı konusunu bile açtırmıyordu.bense ilk dört yıldan sonra fikrimi değiştirmiş oğlumuzun kardeşleri olsun kalabalık ailede yaşayalım istiyordum.

Bir yıl boyunca hemen hergün bu konuyu gündeme getiriyordum eşimi razı edemiyordum.sonunda çok istediğime inandırarak ve oğlumun takibini yapan çocuk doktorumuzun tedavi sürecimin olabileceğini desteklemesi üzerine onun önerisiyle engin hocamla tanıştık.engin hoca önce genetik testler istedi ve sonucuna göre kanda pıhtılaşmamın oluştuğu ortaya çıktı hamilelik sürecimde onun sözünden çıkmamam gerektiğini ilk gebelik gibi kötü bir tecrübemizin olduğunu olumlu ya da olumsuz tüm sonuçları bana tek tek anlattı ancak söyleyeceği herseyi dinlememi tedavimi harfiyen uygulamam gerektiğini söyledi .birkaç ay sonra hamilelik sürecim basladı korkunç bir psikolojiyle bu yola başladım.

Engin hoca beni okadar yakından takip ediyordu ki tüm psikolojim düzeldi hocama çok çok güveniyordum..en ufak bir şeyde telaş yapıyor sürekli hocamı rahatsız ediyordum..her arayışımda her gidişimde yılmadan psikolojimi çok iyi anladığını yaşadıklarımın ağır badireler olduğunu ama olumlu olmam gerektiğini telkinler vererek beni çok rahatlatıyordu. Dokuz aylık süreyi çok başarılı bir şekilde tamamladık.hiçbir pürüz çıkmadı.doğumun gerçekleştiği gün hersey okadar yolundaydı ki inanamıyordum.

Engin hocanın bu süreçteki desteğiyle oğlumu sağlıkla kucağıma aldım.genel anestezi sonucu uyanma aşamamı ailem kameraya almış ‘’ ben ölmicem bu sefer engin hoca var o beni kurtaracak ‘’diye ağlamışım.bilinç altımda hala ilk doğumun psikoloji sini yaşıyormuşum ancak engin hocama duyduğum o güven duygusu bunu atlatmamı sağlamış.Pozitif yaklaşımıyla ve en düşük ihtimali bile göz önünde tutmasıyla bu süreci başarıyla atlattık..

Çok mükemmel bir hamilelik. Ve doğum hatta lohusalık geçirdim hocam doğumun ertesi bile ilgisini eksik etmedi.
Engin hocamız,eşimin ve benim hayatta çok değer verdiğimiz insanlardan bir tanesi..
Hocam size minnettarız..iyiki sizin gibi insan sevgisi olan bilim insanlarımız var..

Mayıs 2016’da Engin hocamla tanışmamızla başladı güzel hikayemiz. Öncesinde 3 yıldır endometriozis nedeniyle bir kez ameliyat olmuş, ilaç tedavileri denemiştim. 2 yıllık evliydim ve çocuğumuz olmuyordu. Çocuk hekimiyim ve çocuklarla sürekli birlikteyim, hastalarımla ilgilenirken kendi çocuğumun olmayacağı düşüncesi beni çok tedirgin ediyordu. Engin hocamla ilk tanıştığım gün ona çok güvendim. Sevecen tavrı, kararlılığı, muhteşem hekimliği, disiplinli çalışması ve bunlar gibi bir çok özelliği beni çok etkilemişti.

İlk muayene sonrası hemen testlere başladık. Yumurtalar toplandıktan sonra embriyolarım donduruldu. Uterus şekil bozukluğum olduğu için laparoskopik ve histeroskopik ameliyatımı yaptı kendisi, buna rağmen çok kısa bir süre sonra 12 kasım da embriyo transferi yapıldı. 27 Kasım 2016 hayatım boyunca unutamayacağım güzel günlerin, yaşadığım ilk heyecanların başlangıcıydı. Beta hcg 1500 lerde…Sonrasında ilk görüntüler, ikiz olduğunu öğrendiğimizde korkuyla karışık sevincimiz, kalp atışlarını ilk duyuşumuz, cinsiyet heyecanı, ilk tekmeler bunun gibi bir çok güzel anı…Bu süreçte sonsuz güvendiğim Engin hocamla çıktığımız yolda neredeyse hiç olumsuz bir şey yaşamadım.

İkiz ve riskli gebelik olmasına rağmen 37. haftada bebeklerim 11 Temmuz 2017 de Engin hocamızın ellerine sağlıkla doğdular. İlk ve tek denemede tüp bebek yöntemiyle başarı elde eden çok az hekim var ve ikiz gebeliği başarıyla 37. haftaya taşıyan da. Engin hocama mucizelerim, yaşadığım ilk heyecanlarım, ilk sevinçlerim, hayallerim, hayatımın anlamını değiştiren İdilim ve Ali Tunam için çok teşekkür ediyorum.

İnsanın hayatına bazı insanlar girer.Kimi güzel kimi çirkin ama bazıları en DERİN İZ leri bırakır. Engin bey de benim hayatımda en DERiN İZ i bıraktı.

Tam iki sene önceydi.sene 2015. 3 tüp bebek denemesi yaptırmıştım. 3 ü de olumsuz.4. Üç tüp bebek te genetik test yapılmış transfer edilecek sağlıklı embriyo bulunamamıştı. Arkadaşımın tavsiyesi üstüne Engin bey’e ulaştım. Daha gitmeden karar vermiştin. Tanımama rağmen Engin bey ne derse onu yapacaktım. Senin çocuğun olmaz vazgeç derse vazgeçecektim. Kulağa saçma geliyor ama artık tüm ümidimi kaybetmiş farketmeden obsesyonlarım başlamıştı.

Engin bey vazgeçmeyin dedi. Deneyin çocuğunuz olmaması için görünen bir sebep yok. Son bir kez daha Engin beyle tüp bebek denedim . İlk deneme ve hayatımız mucizesi kızım. Aradaki ayrıntılar önemsiz . Önemli olan sonuç . Her gece kızıma baktıkça sizi hatırlıyorum Engin bey. 9 ay bana katlandığınız, bütün obsesifliğimle uğraştığını z kızımı sağlıklı olarak kucağıma almamı sağladığınız için size ne kadar teşekkür etsem azdır. Teşekkür ederim Engin bey. Siz olmadaydınız başaramazdım.

Evlat kokusu dünyadaki en güzel kokuymuş. Bu yazıyı bir yerlerde okuyan varsa hiç tereddütsüz Engin beye güvenebilirsiniz. O öyle bir insanki sırf para kazanmak için sizi kandırmaz. Umutlarınızla oynamaz. Hatta sizi en kötü senaryoya hazırlar. Sonunda hayal kırıklığı yaşatmaz.

Teşekkür ederim Engin bey bilsemki bir şansım olsa yine size gelirim.

Ne kadar zor bir süreçten geçtiğimizi,Sevgili hocamız doğumdan sonra benden başarı hikayemi istediğinde anladım galiba…

Yazımın başında yanımda uyuyan 4,5 aylık kızım için önce Allaha, sonra hocamıza hep minnetkar kalacağımızı belirtmek isterim.

Eminim ki, şu anda benim yazımı okuyanlarda tıpkı benim yaptığım gibi tüm internet sitelerini okuyup,kendi durumlarına benzeyen,umut verici hikayelerin peşindeler…

İnşallah benim yazımda sizin ne kadar doğru bir yerde olduğunuzu ispatlar.Sorun ne olursa olsun başınızdan ne geçerse geçsin en önemli unsurun doktor olduğunu yaşadığımız 3 yıllık süreçte öğrendik biz, Engin hocamızla tanışmamız aslında benim evlenmeden önceki zamanlarıma rastlıyordu.Evlenene kadar bir bayan olarak çok önemli sorunlar yaşamamıştım.Rutin kontroller dışında pek doktorada gitmezdim…Taki evliliğimizin 2. yılında hamile kalana kadar, hamile kaldığımı öğrenir öğrenmez soluğu hocamızın yanında almıştım. Sorunsuz başalayan hamilelğim 3. Ayın sonuna kadarda aynı şekilde devam etmişti… Taki 4.ayın başında işyerinde başlayan kanamama kadar. Hastaneye ulaştığımızda maalesef bebeğimizin kalbinin durduğunu öğrendik.İlk bebeğin verdiği heyecan maalesef üzüntüye dönüşmüştü ve insan o üzüntünün sıcaklığıyla hiçbir şey hissedemiyordu işte burda gerçekten işinin ehli bir doktora ne kadar ihtiyacınızın olduğunu bilemezsiniz.

Hocamız yurtdışında bir seminerdeydi o gün aradığımızda toplantıda olmasına rağmen toplantıyı kesti ve süreçle ilgili bilgi aldı.Telefon görüşmesi sonlanmıştı ama 5 dk. geçmemişti bile Engin hocamız bizi aradı eşimle kan uyuşmazlığımızın olduğunu ve iğne olmam gerektiğini hatırlattı ve ekledi bebeği genetik tahlile yollayın…

İşte bizim hikayemiz böyle başladı, Genetik rapor sonucu bende 46 olması gereken sayının 45,5 olduğunu buna mozaik gen yapısı dendiğinin (Turner) ve bebeğiminde Turnerli olduğu için yaşayamadığını en ince ayrıntısına kadar anlattı. O anda ne hissedeceğimi bilmiyordum şaşırmaya ve üzülmeye nerden başlamalıydım. Normal insanlara göre gen yapım farklıydı, Turner sendromu sahibiydim her gebeliğimde bunu yaşayabilirdim ve bebeklerimi hayata tutunamadan ya kaybedecektim yada engelli bir bebek sahibi olacaktım.

Kaybettiğimiz bebeğimizin ardından 2 haftalık psikolojik zor bir süreç geçirdik. Hayatımızdaki pek çok şeyin değiştiği bir süreç yazımın başındada dediğim gibi sizi 2 şey ayakta tutuyor: inanç ve doktor.

İnanıyordum….Mevlananın bir sözündeki gibi Allah sizden sevdiğiniz bir şeyi alırmış,istediğiniz bir başka bir şey için…Demekki sevdiğim bebeğim birşeylerin vesilesiymiş,hamile kalmamadan dolayı çalıştığım işten ayrılma fikrini rafa kaldırmış, 30 yaşından sonra bulunduğum yerle yetinmeyi tercih etmiştim.Ama yaşanan olaydan sonra herşeye sıfırdan başlama kararı aldım ev benim için hayatımı değiştirecek bir sürece ilk adımı attım.

Doğru yerdeydim ve bu yerin adı Engin Oral´dı.Nerden mi biliyorum yaşadığım olayla psikolojik olarak beni farklı Dr. arayışlarına itti. Nedenini bilmiyorum ama hoca acımasızca süreci anlattı gibime gelmişti. Çok haklıydı, çok profosyoneldi, çok detaycıydı, çok titizdi…Biliyordum doğruyu söylüyordu ama belkide ben yalan duymak istiyordum. Desinlerki hadi hamile kal ve bebeğin sağlam olacak ama kaç dr´a gitdiysem önce dr sordu hocamız ne diyor dedi.Anlamıştım Engin hocamız işinde ismi boşuna yapmamıştı.

Bir mozaik gen yapısı sahibi olarak nasıl bebek sahibi olacağımız konusunda hocamızın bize önerdiği Tüp bebek tadevisiyle elde edilecek embriyolarda PGT yöntemiyle seçim işlemiydi böylece hem sakat bebek riskimiz belli olacaktı, hemde seçilen gen yapısı tam embriyo ana rahmine konulacaktı. Ya da ikinci yöntem tekrar normal yollarla hamile kalacaktım ve süreci bekleyip görecektik çünkü PGT yapılmadan risk oranını bilemesekte sağlam bir bebeğe normal yollarla kavuşma umudumuz vardı.Engin hocamız tüm bu söylediklerinin bizi vicdanımızla baş başa bıraktı.Kendimi sanki yarın tüp bebek tedavisine başlayacak kadar bilgi açısından donanımlı hissediyordum.Bizi nakil yapacağı hastanenin genetik bölüm şefine yönlendirdi.Pinpirikliydim tüm detayları öğrenmeliydim, seçim işlemi nasıl yapılır Pgt nedir başka yöntemler varmıdır? Cumhur Ekmekçi işini iyi bilen bir hocaydı soy ağacımıza varana kadar anlattı.

Ve karar vermiştik Tüp bebek tedavisine başlamak için hocamıza gittik tedavi sonucu benden 21 yumurta toplandı ve 11 adedi döllendi bunlardan 7 tanesi sağlam 4 adedi genetik açıdan sorunluydu,Hocamızın dediğine göre 11´de 4 çok güzel bir orandı.Transfer sonunda her ne kadar olumsuz sonuç alınsada bu yolun daha başında olduğumuzu biliyorduk.Tüp bebek bir bayan için zor bir işlemdi…İğneler ,transfer, transfer sonrası psikolojik süreç…bizi bir karar anı daha bekliyordu.Bir süre herşeyi kendine bırakma kararı aldık.

Biz denemiştik ama olmamıştı,aradan bir kaç ay geçti normal yollarla hamile kalmaya karar vermiştim…Ama hiç beklemediğimiz birşey oldu 3 ay geçmişti ama hamile kalamamıştım tabi soluğu yeniden Engin hocanın yanında aldık.3 ay yapılan takibin ardından artık pes etmiştik. Belkide kadere boyun eğme vakti gelmişti pes etmeliydik.

Takip işlemlerinden sonuç alamayınca herşeyin psikolojik olduğunu vazgeçtikten sonra anladık,biz vazgeçtik ama bebeğimiz gelmek istedi…Evet aylardır hamileyim ümidiyle elini soğuk sudan sıcak suya vurmayan ben hayatı normal akışına bıraktıktan sonra hamile kalmıştım. Hatta Bthcg testini aynı hastanede üstüste 2 defa yaptırmıştım.

Artık bizim için değil Engin hocamız için zor süreç başlıyordu çünkü 3.ayımda başlayan kanamam hiç durmadan 8 ayın sonuna kadar devam etti.Nasıl minnet duyduğumu anlatamam 7 ay boyunca her bir damla kanda aradım kendisi hiç mi bıkmaz hiç mi yorulmaz bir insan ya da hiçmi başından savmaz. Hamilesiniz öncelikle normal bir insan gibi davranamıyorsunuz.6. ayımda hocamda yoruldu ama hala nazikti.Bundan sonra başka bir doktorla devam etmek istermisin dedi?

Tabiki hayırdı cevabım ben ona güvendim hocamızda güvenimizi hiç boşa çıkarmadı sonunda 37+4 de doğuma girdim sezeryan olmama rağmen bir gram sancım olmadı 8 saat sonra kalktım 3. Gününde evimde tüm işlerimi yapıyordum.

Şimdi sizde umutsuzluğu bırakın önce kendinize inanın ve doktorunuza güvenin doğanın ve yaradanın verdiği her şeyde bir hayır olduğuna inancınız hiç bitmesin…

Bu aslında uzun bir hikaye…başarı da denilebilir ama daha çok güven hikayesi. Bir insanın bir insana olan güveni sayesinde gerçekleşen mutlu son. Buraya hikayemi yazma sebebim defalarca buradaki başarı öykülerini hiç sıkılmadan okumuş olmam. Her okuyuşumda da içimin umutla dolmuş olması. O umutsuzluğu, çaresizliği ve gözleri yaşlı olarak hikayeleri okumanın ne demek olduğunu çok iyi bilmem. Her başarı öyküsünde o anne ve baba adına sevinip birgün ben de inşallah yazacağım demem.

Hikayeme gelince; kariyerdi, doktoraydı üstüne yurt dışında post-doktoraydı derken ilk hamileliğimi ancak 34 yaşında yaşayabildim. Çok güzel giden sorunsuz bir hamilelik yaşadım. Sadece son haftalarda kızım 1-2 hafta geriden gelmeye başlamıştı. Ama 40+4 te zorunlu olarak girdiğim sezaryen doğum sonucunda bebeğimi kaybettim. Sadece 6 saat yaşayabildi meleğim. Yapılan otopsi sonucunda konulan tanı “Konjenital Kistik Adenomatoid Malformasyon (CCAM)” Tip 0’dı. Birçok çocuk doktoru, genetik ve kadın-doğum uzmanı hastalığın tam olarak ne olduğunu bilmemekle beraber (zaten literatürde 7 adet örneği olan bir rahatsızlıkmış ve yaşamla ilişkilendirilmiyormuş) herhangi bir sebep bulamadılar. Bunu yaşadığımda tarih 11 Haziran 2013’tü. Daha sonrasında çökmüş bir ruh haliyle, her ay tekrar bebeğim olsun diye stres yaşıyor adet zamanlarımdan önce gebelik testlerine dakikalarca bakmaktan şaşı oluyordum. Fakat düzenli spor yapmanın dışında hiçbir çaba da gösteremedim. Bu bir süre böyle devam etti ta ki bir arkadaşım Engin Hoca’yı tavsiye edene kadar. İlk muayenehanesine gittiğim zamanı hala hatırlarım. Zaten oldum olası Florya’yı ve o ağaçlar arasından geçmeyi severim. Gitmeden önce içimi bir huzur kaplamıştı zaten. Muayenehaneye girdiğimde hocayı gördüğümde biraz daha da rahatladım. Henüz bu duygunun nerden geldiğini adlandıramıyordum ama. Engin Hoca’yla durumu uzun uzun konuştuk, konuştukça o duygunun tamamen güven olduğunu anlamıştım. Hoca gereksiz yere ümit vermeden o kadar net konuşuyordu ki, evet tamam dedim. Bunu arıyordum.

Engin Hocam hızlanmamız gerektiğini söylüyordu. Yaşımın ilerlemiş olmasının (36) yarattığı handikap hem beni hem de Engin hocayı düşündürüyordu. İlk olarak bir süre müdahale olmadan deneyin dedi. Bir süre denemeye devam ettik ama bendeki stres yüzünden yine bir sonuç alamıyorduk. Kızımı kaybetmenin acısı, yaşımın ilerlemiş olmasının yarattığı negatif düşünceler zorluyordu hem beni hem eşimi. Sonrasında bir ay klomen kullandım ama o ay da hamile kalamadım. Diğer ay yani ağustos başında tatile çıktığımızda hamile kaldım. Çok sevinmiştim ama içimde hep bir endişe vardı önceki kaybımdan dolayı. Her şey yine güzel giderken 14. hafta suyumun gelmesi ve tamamen bitmesiyle beraber suni sancıyla normal doğum yaptırılarak Kasım 2014’te bebeğimi kaybettim. Burda yine Engin Hoca’nın desteğini hiç unutamam. Hastaneyi sürekli arayıp benim durumumu sorması, gerekli takipleri ben hastanede yatarken yapması ona neden bu kadar güvendiğimi bir kere daha açıklamış oldu.

Yine bir sebep yoktu. Bana ve eşime yapılan genetik tarama sonuçları normal çıktı. Bu bebeğim de patolojiye gönderildi ve yine bir sonuç alamamıştık. Bu arada yaşım 36 olmuştu. Engin Hocam korunmama gerek olmadığını ve 3-4 ay içinde hamile kalmazsam süreci hızlandırma amacıyla tüp bebek denememizi söyledi. Ona çok fazla güveniyordum ve o ne derse yapma taraftarıydım. Etrafımda herkes bir doktor tavsiye ediyordu bana. Şu doktor çok iyiymiş bu doktorun hastaları çok memnunmuş diye. Ama ısrarla herkese ben doktorumdan çok memnunum ve ona sonsuz güvenim var diyordum. Bunun sebebi işinde çok iyi olması değildi sadece; işini çok sevmesi, hastalarına müşteriden çok yakınıymış veya kardeşiymiş gibi davranması ve onları düşünmesi, kesinlikle çok net olması, olması gereken neyse dolandırmadan söylemesi ve uygulaması idi.

Bir süre sonra ilk tüp bebek denememize başladık. Bu dönemde de Nevin Hemşire’nin hakkını hiç ödeyemem. O kadar pozitif ve o kadar yardımcıydı ki hiç sebep yokken bile Nevin Hemşireyi arayıp konuşmak istiyordum. Tam anlamıyla abla olmuştu benim için. İyi sayıda yumurta oluşmasına ve iyi görünen embriyolar oluşmasına rağmen, ilk denememiz negatif sonuçlanmıştı ve zaman maalesef aleyhime işliyordu. Engin Hocam bir süre kendine gel ancak fazla ara vermeden tekrar deneyelim dedi ama bu sefer dinleyemedim onu çünkü hem önümde Doçentlik gibi ağır bir sınav hem de umudumun kırılmasının vermiş olduğu isteksizlik vardı. Bir süre ara verdim hatta arayamadım bile hocayı o dönemde. Kendime gelmem ancak hamile kalmamla oldu. Kendiliğinden hamile kalmıştım ama kimyasal gebelikti yaşadığım. Dolayısıyla üç tane hamilelik yaşamış ama hiçbirinden sonuç alamamıştım. Hocayı aradım ve yine o güven veren konuşmasıyla tekrar kendime getirdi beni. Bir süre sonra ikinci tüp bebek denememizi yapacaktık. Ancak bu sefer embriyolara genetik tarama yaptıralım dedi. Eşimle ben de zaten öyle olmasını istiyorduk ve hemen kabul ettik. Bu sefer daha istekliydim ve nedense çok pozitiftim. Çok kilo problemim yoktu ama düzenli yaptığım sporla ideal kiloma geldim. Yediğim ve içtiklerime dikkat ettim. İçimden bir ses bu sefer güzel olacak diyordu. Yumurtalar toplandı ve 8 adet en iyi embriyodan alınan örnekler kapsamlı kromozom taraması (aCGH) için Amerika’ya gönderildi. Tüm bu işlemler öncesinde ve sonrasında Engin Hoca’nın işini çok iyi yaptığını ve yapacağını bilmek ayrı bir rahatlatıyor ve güven veriyordu. Ondan yana yana hiçbir aksi düşüncem olmamıştı fakat kendime güvenemiyordum daha öncesinde. Ama bu sefer kendime de güvenim fazlaydı daha doğrusu pozitiftim tüm bu işlemler boyunca. Hatta eşim benden çok stres yapmıştı. Embriyodan örnekler 4’er li gruplar halinde gönderiliyordu. İlk dördünün sonucu negatifti yani çok iyi görünen embriyolar transfere uygun değil sağlıksızdı. Eşim çok üzülmüş ikinci dörtlünün de öyle olacağını düşünmüştü. Fakat dediğim gibi ben o kadar olumlu bakıyordum ki nedense adım gibi emindim 2 tanesinin normal olacağına. Bu sefer ben eşimi teselli etmeye başlamıştım. İkinci dörtlünün sonuçları geldiğinde beklediğim olmuştu. İki tanesi sağlıklıydı ve transfer edilecekti. Yaşımdan dolayı hocam ikisini de transfer edeceğini söyledi. Transferden önce ve sonra çok mutluydum. Ve sonrasında 2 haftalık bekleme aşaması… Bu süreçte biraz gerilmiştim ama yine de olumlu düşündüm hep. Sonucu aldığımda ellerim titriyordu, bir yandan ağlıyor bir yandan zaten bekliyordum. Ancak değer yüksek gelince ikiz mi acaba diye düşünmeye başladım ve hep yaptığım gibi ilk olarak Nevin Hemşireyi aradım. O her zamanki sıcacık konuşmasıyla tebrik etti beni. İkinci kan testinden sonra Engin Hocayla görüştük ve o da çok içten çok samimi bir sesle tebrik etti. Benim kadar onların da sevindiğini biliyordum. Ancak Engin Hoca her zaman temkinli davranmak yanaydı. Ona tatile çıkabilir miyim diye sorduğumda çaktırmadan azarlamıştı beni Kontrole gittiğimizde ikiz olduğunu öğrendik, dünyalar bizim olmuştu ama tabi ki zorlukları çok daha fazlaydı. Hamileliğim süresince Engin Hocam çok dikkatli takip etti ve motivasyonu beni dimdik ayakta tuttu. Nevin ve Ayşegül hemşireler her zamanki gibi çok yakından ilgilendiler. Bu süreçte herhangi bir problem yaşamadım ama biraz aceleci olan oğullarım sayesinde erken doğum yaptım. Yine burda da gecenin 12’si demeden nerdeyse bizden önce hastanede olan hocama ne kadar teşekkür etsem azdır. Hastanede ancak onu gördüğümde rahatlayabilmiştim.
Engin Hoca ve ekibi sayesinde (bugün 7 aylık olan) dünya tatlısı iki oğlumuz oldu. Şimdi onların gözlerinin içine bakarak bu gecikmiş yazıyı yazıyorum. Bize bu güzel duyguları yaşattığı için Engin Hocama ve ekibine ne kadar teşekkür etsek az. Onların yeri bizim için her zaman ayrı olacaktır.

İşte şimdi çok daha iyi anlıyorum o Floryadaki muayenehanede neden bu kadar huzurlu hissettiğimi, ilk gördüğüm günden beri Engin Hocama neden bu kadar güvendiğimi.

Sevgilerimizle…

Merhabalar, ben bu satırları bebeğimin masum yüzüne bakarak yazıyorum. Önce Allah a sonra Engin hoca ya sonsuz teşekkürler. Tabi yazabilmem için uyuması da şarttı;) kızım sepetinde uyurken hocanın kendi hikayeni yaz demesi aklıma geldi ve üstünden 4-5 ay geçtiğini farkettim ve hemen yazmaya koyuldum.

Daha önce farklı bir kurumda 2 defa başarısız tüp bebek denememiz oldu. Bir arkadaşımın Engin hocaya ilk başvurusunda ikiz bebekleri olması üzerine ben de eşimle birlikte hocanın nişantaşındaki muayenehanesine başvurduk. Önceki iki denemem başarısız sonuçlandığı için hocamız iki embriyo koymamızı önerdi. Ancak son defa daha tek denemek istedim. Bu durumda başarı şansının düşük olduğunu bildiğim halde tek embriyo koydurdum. Yumurta toplama, embriyo yerleştirme, ilaç tedavileri.. vs bu dönemlerle kafamı yormamayı ve sonucunu düşünmemeye çalıştım. Tutar mı tutmaz mı kaygısı yaşamadım. Cuma günü ilk bHCG kan kontrolü ile gebelik oluşup oluşmadığına bakılacaktı. Ben cumayı bekleyemeden çarşamba günü kendiliğimden hocaya söylemeden idrar testi yaptım, sonuç negatif tek çizgi çıkınca çok üzülüp yine hocaya haber vermeden kullanmakta olduğum ilaçları kestim. Aslında gebelik belirtileri halsizlik, mide bulantısı vardı ama ben ilaçlara bağlıyordum. Eşimin zoruyla ertesi gün iğnemi yaptırdım ama oral ilaçlarımı almadım. Kendim de doktor olduğum halde bunu yaptım:) cuma günü istemeye de olsa (sözde sonucunu bildiğim için) bHCG baktırdım. Sonucunu gördüğüm anı unutamıyorum. Vapurda eşimle karşıya geçiyordum, internetten baktı ve 2000 küsür pozitif gelmiş, inanamadım. Şaşkındım, mutluydum bi taraftan da ilaçları bıraktığım için eşim bana kızıyordu:)

Hamilelik döneminde bulantılarım halsizliğim çok oldu. Ciddi kanamam oldu ama hepsinin üstesinden geldim ve tatlı bir kızımız oldu.

Dışarıda yürüyen anne kızları görüp çok özenirdim acaba bana anne diye seslenecek bir evladım olacak mı diye düşünürdüm..

Şimdi ´emanet´ canıma baktıkça gözlerim doluyor. Tüm isteyen anne babaların evlat özlemine bir an önce kavuşmalarını diliyorum.

Bizim bebek özlemimiz 8 yıl sonra dış gebelik, düşük ve tekrar bir dış gebelik sonrası oldu RABBİM izin verdi Engin Hocam vesile oldu ilk çocuğumuz dünyaya geldi.

Ben troid(haşimato) ve şeker hastasıyım Engin Hoca öncesi yaşadıklarımı kısaca değindiğimde beni çok iyi anlayacağınızı düşünüyorum. İlk dış gebelik yaşadım onu doktorlar ilaçla düşürdü, sonrası yaşadığım hamileliğimin 1.5 ayında kalp atışlarını aldığımız bebeğimizin aynı gün içinde gittiğimiz 3 doktordan aldığımız öldüğü cevabı idi diyebilirsiniz ki herkesin başına gelebiliyor doğrudur ama sıkıntı şu ki düşük yaşadığımızda gittiğimiz kadın doğum doktorunun troid hastalığımı tespit edememesi(haşimato hastası olduğumu bilmiyordum) ve de şeker hastalığım için beni aynı hastanenin dahiliye doktoruna yönlendirmesi ve dahiliye doktorunun yanlış insülin tedavisi uygulamasının düşüğe neden olduğu ve bizim bunu çok sonradan farketmiş olduğumuzdur. Sonrasında tekrar bir dış gebelik daha ve bu dış gebelikte ilaçla düşmeyince ameliyatla sonlandırılması.

Doktorların bana bundan sonra dış gebeliğin yol yaptığı ve bundan sonra dış gebe olma ihtimalinin yüksek olduğu ve yaşımın 30 olması nedeni ile vakit kaybetmeden önce tüp bebeğe başvurmamız gerektiği ve de eşimin varikosel ameliyatı sonrası üroloji doçentinin spermlerde sıkıntı olduğu ve bir an önce tüp bebeğe başvurmamız gerektiğini söylemesi üzerine tanıdık tavsiyesi ile Engin Hocaya ile gittik.

Engin Hocama ilk gittiğimiz tahlillere bakmış eşimin spermlerle ilgili hiçbir sıkıntısının olmadığı rahat olması gerektiğini bana odaklanmamız gerektiğini söyledi ve bizden birkaç tahlil istedi. İstediği tahlilleri birkaç hafta sonra getirdiğimizde benimde tüp bebek gerektirecek bir sıkıntımın olmadığı 5 ay gibi bir süre beklememiz gerektiğini tavsiye etti biz de onun verdiği tavsiyesine uyduk ve Hocamın verdiği birkaç ilaçla 1.5 ay sonra Rabbimin izni ile hamile kaldım.

Hamile kaldıktan sonra Engin Hocamın farkı devreye girdi troid ve şeker hastalığım nedeni ile sıkıntılı geçen hamileliğimde (bebeğim dünyaya geldiğinde 99 doz insülin kullanıyordum 18 + 18 + 18 + 45), bizi hemen tüp bebeğe yönlendirmeyen,hiçbir şeyi şansa bırakmayan, hamileliğimde doğru yönlendirmeleri, hangi saatte olursa olsun aradığımızda bize geri dönüş yapan, diğer hastalıklarım için doğru doktorlara yönlendiren, gerekli uyarıları yapan vb… sayesinde 8 yıllık bekleyiş ve 37 + 6 riskli gebeliğin sonrası bebeğimiz dünyaya geldi bebek ateşi ile yanan tüm gönüllere Rabbim nasip eylesin.

Hamileliğimin tüm zamanlarında titiz ve anlayışla bize yardımcı olan, 8 yıl boyunca gittiğim tüm kadın doğum doktorlarına kıyasla en iyisi olduğunu gördüğüm, bebeğimizle yanına gittiğimizde birlikte başardık diyen mütevazi güzel insana.

Engin Hocama sonsuz teşekkürler…

Instagram

Danışma Formu
Danışma / Randevu