Erken Menopoz Nedir?

Menopoz tanısının konması için son 1 yıl içinde hiç adet görmemiş olmak gerekir, yani üst üste 12 ay boyunca lekelenme de dahil olmak üzere herhangi bir kanamanız olmamalıdır. Ortalama 50’li yaşlar menopozun görüldüğü yaşlardır. Erken menopoz ise bahsedilen tüm bu sürecin, siz henüz 20’li 30’lu yaşlarınızdayken, yani 40 yaşından önce yaşanmasıdır.

Erken menopoz terimi yerine bir çok terim kullanılmaktadır. (Cerrahi menopoz, prematür ovaryan yetmezlik, radyasyon ve kemoterapinin neden olduğu menopoz, genetik bozukluklara bağlı menopoz gibi. ) Bu yazıda erken menopozun risk faktörlerinden, sebeplerinde, tanı testlerinden ve tedavilerinden bahsedeceğim.

Erken Menopoz Risk Faktörleri

Erken menopozun hangi kadınlarda görüleceği önceden net olarak bilinememektedir fakat bazı durumlar yumurtalık rezervlerini olumsuz etkiler ve menopoz yaşını öne çekebilir. Erken menopoza yatkınlık oluşturan bu durumlara sahip olan hastalarda risk artmaktadır. Erken menopoz açısından risk teşkil eden durumları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

  • Erken menopoza dair aile öyküsü
  • Genetik durumlar ( Frajil X hastalığı gibi)
  • Yumurtalıklara zarar veren durumlar (çikolata kisti, pelvik enfeksiyonlar)
  • Sık geçirilen yumurtalık ameliyatları
  • Yumurtalıklara zarar verecek şekilde kemoterapi veya radyoterapi almak
  • Yumurtalıklara zarar verebilecek ilaç tedavisi almak
  • Sigara

Erken Menopozun Sebepleri Nelerdir?

Erken menopozun bilinen ya da bilinmeyen bir çok sebebi vardır.  Örneğin yumurtalıklarınızı cerrahi bir işlemle aldırmış olabilirsiniz, ailenizde erken menopoz öyküsü olabilir, kemoterapi veya radyoterapiye bağlı yumurtalıklar hasar görmüş olabilir.  Bu gibi durumlarda sebep açıktır.

Fakat bazen herhangi bir sebep bulunmaz ve erken menopoz süreciyle karşı karşıya kalırsınız. ‘Neden ben?’ diye düşündüğünüz bir dönem başlayabilir.

Bu bölümde size erken menopozun olası risk faktörlerinden bahsedeceğiz.

Erken yumurtalık yetmeliğinin bilinen en yaygın nedenleri şunlardır:

  • Tıbbi durumlara bağlı; cerrahi sonrası, radyoterapi veya kemoterapi sonrası
  • Kromozom ve genetik bozukluklar
  • Bağışıklık sistemi hastalıkları (otoimmün durumlar)
  • Çevresel faktörler (virüsler, kimyasallar vb.)
  • Metabolik (tip 1 diyabet, galaktozemi, vb.)
  • Endometrioma (çikolata kisti)

Bağışıklık Sistemi Hastalıkları

Bağışıklık sistemi hastalıkları vücudun kendi bağışıklık  sisteminin, kendi hücrelerine saldırmasıyla meydana gelir.  Bazı bağışıklık sistemi hastalıklarında vücut yumurtalıklarını tehdit olarak görerek, bağışıklık sistemi hücrelerini yumurtalıklara saldırmak üzere gönderir ve yumurtalıklar hasar görerek hormon salgısını eskisi gibi yapamaz ve yumurta üretemez.

Kaynaklara göre değişmekle birlikte primer ovaryan yetmezlik vakalarının 5-30%’unda otoimmün bir sebep vardır.

Addison hastalığı, Graves hastalığı gibi bağışıklık sisteminin fazla çalışmasıyla ilişkili bazı bağışıklık sistemi hastalıkları yumurtalıklara da saldırarak erken menopoza sebep olabilirler.

Kromozomal Hastalıklar

Vücuttaki bazı genler yumurta oluşumunda ve hormon salınımında rol oynamaktadır.  Bu genlerin bozukluğuyla giden hastalıklarda menopoz süreci daha erken başlayabilir.  Çalışmalar, erken menopoz tanısı konan kadınların %10-12’sinin kromozomal anormalliklere sahip olduğunu göstermektedir.  Özellikle X kromozomu anormallikleri ile seyreden hastalıklarda bu durum daha sık görülür (94%).

Turner Sendromu (46,X0): Kadınlarda 2 adet olması gereken X kromozomlarından birinin yokluğu ya da anormal olmasıdır.

Frajil X Sendromu:

Eğer frajil X sendromu taşıyıcısıysanız yumurtalıklarınızda daha az sayıda yumurta taşırsınız, bu da erken menopoza girmenize neden olabilir.

Ailevi zihinsel geriliklerin en sık nedenlerinden biridir.  Görülme sıklığı kadınlarda 1/4000- 1/6000 kadardır

Enfeksiyonlar

Tüberküloz, sıtma, kızamık gibi bazı enfeksiyonlar yumurtalık dokusuna zarar vererek, yumurtalıkların hormon salgısını bozar, yumurtalık dokusu ve barındırdığı yumurtalara zarar vererek erken menopoza sebep olabilir.

Cerrahi Girişimler

Ooferektomi yumurtalıkların cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Cerrahi menopoz (bilateral ooferektomi olarak da duyabilirsiniz), her iki yumurtalığın cerrahi olarak çıkarılmasından sonra vücudun menopoz sürecine girmesidir.  Yani doğal süreçte olduğu gibi yumurtalıklar çalışmayı zamanla durdurmaz, yumurtalıklar bir anda çıkarılır ve vücut menopoza girer.

Çoğu durumda, prosedür minimal invazivdir, yani bir cerrah alt karın bölgesinde yumurtalıklara erişmek ve çıkarmak için küçük kesiler yapar.

Bazen doktorunuz histerektomi ameliyatı sırasında (rahim alınması işlemi) ooferektomi de gerçekleştirir yani yumurtalıklarınızı da alabilir.

Doktorunuzun menopoza neden olan bir ooferektomi yapmasının birkaç nedeni vardır. Bunlar şunları içerir:

  • Endometriyozis (yumurtalığınızda çikolata kisti olması)
  • Kanserli olmayan yumurtalık tümörleri veya kistleri
  • Yumurtalık kanseri
  • Over torsiyonu (yumurtalığın kendi etrafında dönerek kan akışının bozulması)

Bazı kadınlar, genetik hastalık durumlarında yumurtalık ya da meme kanseri gelişme riskini azaltmak için önleyici bir ameliyat geçirmeyi tercih ederler.

Aile öyküsünde yumurtalık veya meme kanseri olan kadınların bu tip kanserlere yakalanma olasılığı daha fazladır.  Genetik olarak bazı durumlar yumurtalık ve meme kanserine yatkınlık yaratır.  Bu genlerin başında BRCA gelmektedir. Bazı kadınlar BRCA1 ve BRCA2 genlerinde mutasyonları olup olmadığını belirlemek için genetik testlerden geçerler.

Genetik geçiş gösteren yumurtalık kanserli hastaların %60’ı BRCA1 ve %30’u BRCA2 gen mutasyonları ile ilişkilendirilebilir.

Cerrahi menopoz sürecinde önemli bir fark hastanın perimenopoz dönemini yaşamadan cerrahi sonrası hemen menopoza girmesidir.

Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre, BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlar tüm yumurtalık kanserlerinin yüzde 15’ini oluşturmaktadır.  Bu gen mutasyonları aynı zamanda kalıtsal meme kanserlerinin yüzde 20 ile 25’ini oluşturur.  Bu genlere sahip kadınların kansere yakalanma olasılığı daha yüksektir ve daha erken yaşlardadır.  Bu gibi durumlarda yumurtalıkların çıkarılması, bir kadının hastalığı geliştirme riskini azaltabilir.  Eğer BRCA testi sonucunuz pozitif geldiyse, yani bu gene sahipseniz, doktorunuzla görüşün ve genetik danışmanlık alın.

Radyasyon Tedavisi ve / veya Kemoterapi

Tedavi amacıyla verilen kemoterapi ilaçları veya radyasyon, kanserli hücrelere zarar verirken, saç folikülü, kemik iliği ve yumurta gibi hızlı bölünen hücrelere de zarar vererek, saç dökülmesi, bağışıklık sisteminin baskılanması ve erken menopoz gibi durumlara sebep olabilir.  Bazı vakalarda, düşük dozlu kısa süreli tedaviye bağlı olarak geçici menopoz görülebilir.   Tedavi sonrası bir kaç ayda yumurtalıklar çalışmayı durdurabilir ama sonra geri dönüş meydana gelebilir.  Eğer bu süreçte yumurta rezervi  hasar görmüşse adetler geri dönse de kısırlık (infertilite) ortaya çıkabilir.

Menopoz Benzeri Semptomlara Yol Açan Diğer Durumlar

Tiroid Hastalıkları: Tiroid bezi boyunda yer alan bir organdır. Salgıladığı hormonlar sayesinde vücuttaki birçok fonksiyonu düzenler. Eksikliği ya da fazlalığı durumunda çok ciddi rahatsızlıklara ve şikayetlere neden olabilir. Amenore (adet görememe)’ye sebep olarak erken menopoz belirtilerini taklit edebilir.

Hiperprolaktinemi: Prolaktin hormonu süt hormonu olarak bilinir. Ana görevi doğum yaptıktan sonra meme dokusundan süt üretimini uyarmaktır. Kandaki normal değeri 10-25 ng/ml’dir. Prolaktin hormonu çeşitli nedenlere bağlı olarak uygunsuz salgılandığında adet düzensizliği ve hatta amenore (adet görememeye) sebep olarak, erken menopozun bu belirtisini taklit edebilir.

Polikistik Over Sendromu (PKOS): Normal adet döngüsünde yumurtalık (over) her ay bir yumurta üretir, polikistik over sendromunda (PKOS) ise yumurtalıklarda her biri çatlamamış yumurta içeren çok sayıda küçük kesecikler (folliküller) bulunur.  Bu çatlamamış foliküllerden salgılanan hormonlar, genel hormon dengenizi etkileyerek adet görememeye (amenore) sebep olarak erken menopozu taklit edebilir.  PKOS’ta görülen diğer semptomlar, adet düzensizliği, kısırlık, tüylenme artışı, saç dökülmesi ve akne (sivilce), rahim kanseri ve muhtemel meme kanseri riskinde artış, kalp-damar hastalıkları riskinde artış, insülin hormonunda artışa bağlı olarak  mevcut olan kadınlarda şeker hastalığı riskinde artış, depresyon ve anksiyeti olabilir.

Sigara içimi ve erken menopoz için nedensel bir ilişki kanıtlanmamış olsa da, sigara içiminin erken menopozla ilişkisi vardır. Bu nedenle, POI’ye eğilimli olan kadınlara sigarayı bırakmaları  tavsiye edilmelidir.

Hipofiz bezi hastalıkları,

Vücut yağ dokusu kitlesinde dengesizlik,

Aşırı stres,

Aşırı egzersiz,

Oral kontraseptifler, diğer bazı ilaçlar ve sistemik hastalıklar da adet düzensizliğine sebep olarak erken menopozu taklit edebilir.

Erken Menopoz Belirtileri

Erken menopoz duygusal olarak üzücüdür, beklenmedik ve istenmeyen bir durumdur.  Hayat akışınızı ve hedeflerinizi tamamen değiştirebilir. Fakat prematür menopoz yıkıcı bir tanı olsa da, tamamen olumsuz bir değişiklik olmak zorunda değildir.

Erken menopoz sürecinde vücutta azalan östrojen hormonuna bağlı bir takım değişiklikler meydana gelir. Çoğu zaman sizi doktora götüren yaşadığınız semptomlardır.

Yaşadığınız bu semptomlara daha yakından bakmaya ne dersiniz?

Adet görememe (amenore) şikayeti ile gelen bir hastada doktorunuz ilk önce erken menopozu taklit eden hastalıkları dışlamak için tiroid hormonları, prolaktin ve bazı kadınlık hormonlarını inceleyen kan testlerini isteyecektir.

Sıcak Basmaları

Herkes sakince oturup televizyon izlerken, yüzünüzde ateş basması hissettiğiniz oluyor mu? Sıcak basmaları menopozun en sık görülen semptomlarıdır. Her 4 kadından 3 ünde görülebilir. Perimenopozal dönemde bazı hastalar adet görmeye devam ederken de sıcak basmalarını hisseder.

Sıcak basması vücudun üst tarafında aniden hissettiğiniz yanma hissidir. Yüzünüz ve boynunuz kızarabilir. Göğsünüzde, sırtınızda, kollarınızda minik kırmızı noktalar meydana gelebilir.  Hatta sıcak basmalarını ardından ani bir üşüme veya ter boşalması yaşayabilirsiniz.

Bu durum adetler kesilmeden bir yıl önce ve bir yıl sonra çok sık görülür.  Son yapılan bilimsel araştırmalar sıcak basmalarının menopoz sonrası 14 yıla kadar devam edebileceğini göstermiştir.

Vajinal Kuruluk ve Enfeksiyon

Vajinal kuruluk ve enfeksiyon gibi problemler, menopoz döneminde başlayabilir veya kötüleşebilir. Östrojen hormonunun menopozda azaldığından bahsetmiştik, işte bu düşük seviyeler, vajinal dokunun daha kuru ve daha zayıf olmasına neden olmaktadır. Bu durum kaşınmaya, yanmaya  veya ilişki sırasında ağrıya neden olabilir.

Vajinada cinsel ilişki sırasında küçük yırtıklar meydana gelebilir. Vajinal yırtıklar sizi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (STI’ler ya da CYBH’ler) için daha yüksek risk altına sokar. Bu yüzden menopoz sonrası gebe kalma riskiniz olmasa da cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından güvenli cinsel ilişkiye özen göstermeniz gerekmektedir.

Düzensiz Adetler

‘Menopoza girdim zaten, ne adeti?’ diye düşünüyor olabilirsiniz fakat perimenopozal dönemde kanınızdaki hormonal dalgalanmalar sebebiyle düzensiz adet kanamaları ve lekelenmeler yaşamanız çok olasıdır. Adetleriniz daha sık veya daha az olabilir. Daha fazla gün veya daha az gün sürebilir. Hiçbir semptom göstermeden sadece birkaç adetin eksik olması, perimenopozda ya da menopoza geçişte olduğunuz anlamına gelmez.

Uyku Sorunları

Menopozdaki birçok kadın gece boyunca uyumakta zorlanır. Vücudunuzda progesteron hormonunun azalmasına bağlı olarak uykuya dalmada zorlanabilirsiniz ve uyku kaliteniz bozulabilir. Bunlara ilaveten kanınızda azalan östrojen hormon seviyeleri de uyurken terlemenizi sebep olan sıcak basmalarına neden olabilir. Bu durum bazen gece terlemeleri olarak adlandırılır. Pek çok menopozal kadın idrarla ilgili semptomları yaşar. Tüm bu zor durumlara bir de uyku sırasında sık idrara çıkma eklenirse gün boyunca kendinizi yorgun hissedebilirsiniz.

Depresyon ve Anksiyete

Menopoz döneminde depresyon ve anksiyete riskiniz daha yüksektir. Yepyeni bir süreç, akıldaki sorular, endişeler uyandırabilir. Doğurganlık kaybı veya vücudunuzdaki değişimler yüzünden üzüntü veya depresyon yaşayabilirsiniz. Depresyon veya anksiyete belirtileriniz varsa, mutlaka doktorunuzla konuşmanız gerekmektedir. Doktorunuz depresyon veya anksiyete tedavisi için terapi veya ilaç veya her ikisini de önerebilir.

Duygu Durum Değişiklikleri

Kendinizi sinir bozucu hissedebilir veya durup dururken ağlama atakları yaşayabilirsiniz.  Doğumdan sonra veya adet dönemlerinizden önce nasıl ki ruh hali değişiklikleri yaşadıysanız, menopozla da ruhsal değişiklikler yaşamanız daha olasıdır.  Ayrıca, adet dönemlerinizden önce ve doğumlardan sonra bu şikayetleri hiç yaşamadıysanız bile menopoz sırasında yaşamanız olasıdır.  Yaşadığınız bu duygusal dalgalanmalar aynı zamanda stres, aile içi değişiklikler ve yorgun hissetmenize bağlı olabilir.  Yaşanan bu duygu dalgalanmaları depresyonla aynı anlama gelmez.

Cilt

Menopoz sonrası östrojen eksikliği sonucu ciltte meydana gelen kuruluk, elastikiyet kaybı ve kanlanma azalması gibi değişimlerin bir sonucu olarak, cilt incelir ve kırışabilir. Bu değişiklikler aynı zamanda yara yerlerinin kötü iyileşmesi, saç dökülmesi ve ciltte renkli lekeler (pigment değişiklikleri) ile sonuçlanabilir. Güzel haber, bunların hepsi östrojen uygulamasıyla geciktirilebilir. Kırışıklık, sigara ve güneşe maruz kalmak bu semptomları şiddetlendirir. Sigara ve güneşe maruz kalmaktan kaçınılmalısınız.

Saç

Saç ve kıl ile ilgili istenmeyen değişiklikler arasında hirsutizm (istenmeyen yüz kılları) veya alopesi (saç dökülmesi) bulunur. En sık görülen saç kaybıdır. Alt bacak, genital bölge ve koltuk altında da kıl dökülmesi bildirilmiştir. Hirsutizm en çok yüzde görülür. Bazı kadınlarda yüzdeki kıllanma artışını kontrol etmek için Oral Hormon Replasman Tedavisi (HRT) yardımcı olabilir.

Artan kıllanmadaki tedaviler arasında tüy dökücü kremler, epilasyon ve ağda etkili olabilir. Saç dökülmesi ise lokal olarak uygulanan minoksidil ile tedavi edilebilir fakat herhangi bir ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Diş

Menopoz, ağız kuruluğu ve diş eti iltihabı da dahil olmak üzere çok sayıda diş ve ağız sorununda suçlanabilmektedir.

HRT, ağız kemiğini etkileyen, diş kaybını önleyen ve protez ihtiyacını ortadan kaldıran rolün bir sonucu olarak faydalı olabilir. HRT’nin etkileri, dişeti kanamalanın azalması ve kemik kaybının azalmasını ve tükürük akışını iyileştirmeyi içermektedir.

Mesane ve Üriner Sistem

‘Üriner sistem de nedir?’ dediğinizi duyar gibiyiz. Üriner sistem, böbrekler, mesane ve idrar yollarını içeren organların hepsine verilen tıbbi addır. Östrojen tüm vücutta olduğu gibi  üriner sistem üzerinde de etkilidir.   Bu sebeple sistit denilen ve kadınların yaşamları boyunca sıkça deneyimlediği sık idrara çıkma, az az idrar yapma ve idrar yaparken ağrı semptomları gösteren durum ve idrar kaçırma menopozda daha sık görülür.  Bu durum normal yaşta menopoza giren kadınlarda tabi ki daha sık görülmekle birlikte, erken menopoz sürecinde de yaşanabilir.

Eklemler ve Kaslar

Eklem ve kas ağrısı erken menopoz sırasında görülebilir.

Anahtar noktalar

Perimenopozal dönem ve erken menopozun ötesinde meydana gelen bazı vücut değişiklikleri ve eşlik eden semptomlar, östrojen seviyesinin düşük olmasıyla ilişkilidir.

Vücut değişiklikleri ve semptomları birçok ve çeşitli olabilir burada en önemli nokta sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesidir.

Erken Menopozda Araştırma Testleri

Evet, şu ana kadar birtakım semptomlar fark ettiniz ve ‘Erken menopoza girmiş olabilir miyim?‘ diye endişeleniyorsunuz. Peki şimdi ne olacak?  Bu yaşadığınız sürece erken menopozun mu yoksa başka bir durumun mu yol açtığını nereden anlayabilirsiniz? Bundan emin olmanın tek yolu tabi ki doktorunuzla görüşmek.

Yapılması gereken araştırmalara kısaca bir göz atalım mı?

Hormon Testleri

Folikül Stimüle Edici Hormon (FSH)

Bu hormon 45 yaş altı bir hastada menopoz tanısı koymak için doktora en çok yardımcı olan hormondur. FSH’a biraz teknik yaklaşmaya ne dersiniz? Ne iş yapar bu FSH? Erken menopozda neden artar? Hadi gelin yakından bakalım.

FSH, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Hipofiz bezi FSH hormonunu üretir ve kana verir. Kan yoluyla yumurtalıklara ulaşan bu hormon (evet bu uzun bir yolculuktur), yumurtalık dokusunda bulunun folikülleri yani yumurta hücrelerini uyararak her adet döneminde yumurtlamanızı ve gebe kalabilmenizi sağlar. Eğer yumurtalıkların FSH’a yanıtı azalırsa (yumurtalıkların az çalıştığı erken menopoz döneminde), vücut yine aynı sayıda yumurta elde edebilmek için daha çok FSH salgılar. Daha çok FSH yumurtalıkları uyarsın ve eskisi gibi yumurtlama olsun ister. Bu sebeple FSH artışı yumurtalıkların artık eskisi gibi çalışamadığının dolaylı bir göstergesidir.

FSH Sonucunuzu Yorumlayabilirsiniz

Adet döngüsünün 3. günü normal FSH değerinin 3-10 mIU/ml olması beklenir. 10-12 mIU/ml değerindeki sonuçlar yumurtalıklarınızın yavaş çalışmaya başladığını gösterir. Başka bir deyişle perimenopozal dönemde olabilirsiniz (fiziksel semptomları hissetmeye başladığınız fakat hala 1 yıllık adet görememe sürecini yaşamadığınız dönem).

Daha yüksek FSH değerleri – 30 ve üstü değerler – menopoz göstergesi olarak kabul edilir. FSH değerleriniz yüksek olmasına rağmen adet görüyor olabilirsiniz.

Normal laboratuvar değerlerinin, testin yapıldığı laboratuvara göre değişebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Hormon seviyeleri değişebildiğinden ve kan değerleri dalgalanma gösterebildiğinden, tek seferlik bağımsız bir FSH testinin kendi başına çok da anlamı olmadığını unutmayın!

Bazı kadınların FSH değeri bir kez yüksek çıkabilir ve bir sonraki ay normal seviyelere dönebilir.  Burada önemli olan 4-6 hafta arayla alınan 2 kan örneğinde artmış FSH seviyeleridir.

Östrojen (Östradiol) Hormonu

Östradiol, östrojen hormonunun en etkin halidir ve üreme döneminde kanda yüksek oranda bulunur. Yumurtalıklardan salgılanır. Menopoz süreciyle birlikte yumurtalıklar daha yavaş çalışmaya başladıkça kandaki östrodiol seviyesi düşmeye başlar. Menopoz sürecinde yaşanan vazomotor semptomlar, ateş basmaları, vajinal kuruluk, idrar yolları ile ilgili şikayetler, depresyon gibi belirtlerin ve kalp damar hastalığı ve kemik erimesi gibi hastalıkların başlıca sebebi östradiol hormonunda meydana gelen düşüştür.

Östradiol Sonucunuzu Yorumlayabilirsiniz

Normal 3. Gün östradiol değeri 25-75 pg/ml (belirtilen seviyeler laboratuardan laboratuara değişebilir)’dir. Genel olarak, östradiol seviyeleri yaklaşık 30 veya altında -yüksek FSH seviyesi ile bağlantılı olarak- menopoz sayılır. Eğer östradiol düzeyiniz mililitrede 50 pikogramdan daha düşükse, hala adet görebilirsiniz, ancak aynı zamanda sıcak basması, vajinal kuruluk ve uyku güçlükleri yaşıyor olma ihtimaliniz vardır.

Genel olarak, kemik kaybını önlemek için östradiol seviyelerinin en az 40 ila 50 pg/mL’ye yükseltilmesi önerilir, uygunu 60 pg/mL veya daha yüksek bir değerdir.

Antimüllerian Hormon (AMH)

AMH, yumurta hücrelerini saran granüloza adı verilen hücrelerden salgılandığı için yumurtalıklarınızda ne kadar yumurta olduğunun bir göstergesidir.

AMH düzeyi POF’lu kadınlarda, sağlıklı olanlara göre belirgin olarak daha düşüktür. AMH ölçümü çocuk istemi durumunuzda sizin tedavide kullanıcak ilaçlara olan yanıtınız hakkında da doktorunuza fikir verir. Yapılan çalışmalar çok düşük AMH değerlerinde hastaların daha çok amenore( artık adet görememe) yaşadığını, AMH değeri yüksek hastaların ise adet dönemlerinin devam etme ihtimalini daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Yani AMH, POF tanısını doğrulayan oldukça yararlı bir klinik belirteç olarak kabul edilmektedir.

AMH aynı zamanda tedavi sebebiyle kemoterapi veya radyoterapi planlanan hastalarda veya iatrojenik olarak adlandırılan, yani ilaç veya cerrahi sonrası tıbbi sebeplerden kaynaklı olarak erken menopoza girecek hastaların tedavi öncesi yumurtalık rezervini değerlendirmek için kullanılabilir.

Diğer Testler

Daha önce erken menopozun sebeplerinden ve erken menopozu taklit edebilecek hastalıklardan bahsetmiştik. Doktorunuz hem erken menopoz tanısı koymak için bazı testler yaparken, aynı zamanda olası diğer sebepler ve bu sürecin vücudunuza etkilerini araştırmak için de yukarıda bahsedilenler haricinde bazı tetkikler isteyebilir.

İSTENEBİLECEK EK TESTLER:

Kan örneğinde Prolaktin, TSH, Kortizol, ACTH, DHEA-S

Kromozom Analizi

Pelvik Ultrason ve Meme Ultrasonu

Kemik Yoğunluğu Ölçümü

Erken Menopozun Yaratabileceği Sağlık Sorunları Nelerdir?

Kısırlık (İnfertilite)

Erken menopozun en yıkıcı sonuçlarından biri doğurganlık kaybıdır.  Şu anda yumurta kaybını durdurmak veya yumurtalıkları yeniden aktive etmenin etkili bir yolu yoktur. Yumurta kalmamışsa, yapılabilecek çok az şey vardır. Bazı kadınların ultrason ile yumurtaları var gibi görülebilir, ancak normal hormonal sinyallere cevap vermeme ve tıbbi tedavilerle gebe kalamama ihtimalleri mevcuttur. Erken menopozu olan kadınların yaklaşık % 5-10’u yumurtlamaya ve doğal yollarla hamile kalmaya başlayacaktır. Fakat büyük bir kısım kaybedilen yumurtalık fonksiyonlarını ve adet döngüsünü geri kazanamayacaktır. Hormon replasman tedavisi ile ne yazık ki yumurta sayısı artmaz ve gebelik ihtimali yükselmez.

Hemen ümitsizliğe kapılmayın. Öncelikle kalan yumurta sayınız değerlendirilmelidir. Eğer yumurta sayınız azalmışsa iki seçenek vardır, çocuk planladığınız bir partneriniz yoksa yumurta dondurmak en güzel seçenektir. Eğer çocuk düşündüğünüz bir partneriniz varsa doktorunuzun önerisi doğrultusunda doğal yollarla veya tüp bebek tedavisi ile gebelik planlayabilirsiniz.

Kemik Kaybı (Osteoporoz)

Erken menopoz, bir kadının kemiklerindeki kalsiyum seviyesini etkileyebilir. Kadınlarda, östrojen kalsiyumun vücut tarafından etkili bir şekilde emilmesine yardımcı olur. Bir kadının östrojen seviyeleri menopoza girerken düşmeye başladığından, vücuttan daha da hızlı bir kalsiyum kaybı olmaktadır. Kemik yoğunluğu kaybından kaynaklanan osteoporoz, ya da hepimizin bildiği ismiyle kemik erimesi, özellikle yaş ilerledikçe kalça, el bileği ve omurga kırıkları ile birlikte önemli bir sakatlık sebebidir. Prematür menopozu olan kadınlarda, osteoporoz riski daha da yüksektir. Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz ile gereken durumlarda ilaç takviyesi önemli bir koruma olacaktır. Bu durumda kemik yoğunluğunun düzenli olarak takibi şiddetle tavsiye edilir. Östrojen tedavisinin kullanılması, kaybedilen östrojenin yerini alacak ve kemik kaybını yavaşlatacak hatta tekrar kemik yapımına sebep olarak kadınlarda kırık riskini önemli ölçüde azaltacaktır. Kalsiyum takviyeleri de tavsiye edilmektedir.

Kalp Hastalıkları

Östrojen damar sertliği ve diğer kalp hastalıkları üzerinde koruyucu etkiye sahip bir hormondur. Menopoz sonrası östrojenin kalp ve damar sağlığı üzerindeki koruyucu etkisi ortadan kalkar ve kadınların kalp ve damar hastalığı geliştirme ihtimali yükselir. Birçok çalışma, erken menopoza giren kadınların kendi yaşıtlarına göre daha erken koroner kalp hastalığına yakalandığını göstermiştir.

Serum kolesterol, kan basıncı ve obezite gibi standart koroner risk faktörleri arasında menopoz döneminde serum kolesterolü artar, kilo alma riski yükselir ve bu da erken menopoz sonrası gözlenen koroner kalp hastalığındaki artış ile ilişkilidir.

Bu kadınlara yaşam tarzında değişiklik (örneğin sigarayı bırakma, düzenli egzersiz) önerilmektedir.

Erken Menopozda Tedavi Seçenekleri

Erken menopoz tanısı aldıktan sonra belirlenmesi gereken başlıca durum çocuk sahibi olmayı isteyip istemediğinizdir. Doktorunuz sonrasındaki tedavi akışını buna göre belirleyecektir.

Çocuk isteminiz varsa, yumurta dondurma ve tüp bebek tedavilerini araştırmalısınız. Bunun yanı sıra vücuttan erken yaşta azalan koruyucu östrojen etkisine bağlı sağlık sorunlarını yaşamamak için hormon replasman tedavisi almanız gerekmektedir.

İnfertilite (kısırlık) Tedavisi

Birçok genç kadın için, doğurganlık sadece gelecekteki bir olasılıktır, bu nedenle, özellikle erken menopoz teşhisi sonrasında doğurganlığın korunması için kararlar almak çok zor olabilir. Bazı kadınlar çocuksuz yaşamı tercih etmeye karar verirler. Bazı kadınlar ise azalan yumurtalık fonksiyonlarını artırmak için IVF veya ilaçları deneyebilirler.

Bir diğer durum ise, cerrahi tedaviye mecbur kalınan veya kemo/radyoterapi öncesi doğurganlığın korunması istemidir. Bu gibi durumlarda asıl olan hastanın sağlığı olmak üzere acilen yumurta/embriyo dondurma işlemine başlanması gerekmektedir. Genç kadınlarda doğurganlığın korunmasının en etkili ve yerleşik yolu, tedaviye başlamadan önce oosit veya embriyo dondurmaktır.

Bu gibi durumlarda dikkate alınacak faktörler, hastanın ergenlik döneminden geçip geçmediği, kadının yumurta/embriyo tedavisi alacağı dönemde kemo / radyasyon tedavisine başlamadan 2-3 hafta süre olup olmadığı ve kanserin hormona duyarlı olup olmadığıdır.

Işın tedavisi (radyoterapi) planlanan hastalarda, yumurtalığın ışınlama alanı dışındaki bir yere taşınması (ooforopeksi) düşünülebilir.

Bir kadının kanser veya ciddi bir tıbbi hastalığa yakalandığında gebe kalma güvenliği, tedavi eden doktoruyla görüştükten sonra düşünmesi gereken bir karardır.

Hormon Replasman Tedavisi

Erken menopozdaki genç kadınlar östrojen eksikliği semptomlarını hafifletmek için östrojen tedavisi almayı seçebilir ve genellikle bu durumda daha ileri yaştaki kadınlara kıyasla daha yüksek dozlar gerekebilir. HT / HRT kullanma kararı doktorları ile tartışıldıktan sonra yapılmalıdır; çünkü bazı hastalıkların veya kanserlerin varlığı östrojen tedavisinin kullanımını engeldir.

Meme veya endometrial kanserden sonra çoğu kadına östrojen içeren ilaçlardan kaçınmaları önerilir. Bu durumda, sıcak basması veya vajinal kurulukta hormonal olmayan tedaviler yararlı olabilir.

HT / HRT kullanıldığında güncel yaklaşım tedaviyi 50-51 yaşa kadar yani ortalama doğal menopoz yaşına kadar devam ettirmektir. Bundan sonra devam etme kararı, normal yaşta menopoz kararı ile benzerdir.

Seçenekler arasında östrojen tabletler, östrojen yamalar veya jeller bulunur. Eğer bir kadın histerektomi (rahim alınması ameliyatı) geçirmişse, östrojen tek başına bir kullanılabilir.

Ek olarak, cinsel aktivite sırasında problem yaşayan hastalarda düzenli vajinal östrojen kullanılabilir.

Kombine oral kontraseptif haplar (doğum kontrol haplarının bazıları), kadının önemli bir risk faktörü (örneğin pıhtılaşma eğilimi, geçmişte pıhtılaşma hastalığı öyküsü veya sigara içicmi gibi) yoksa, 50 yaşına kadar kullanılabilir. Kombine oral kontraseptif hapları kullanma kararı doktorları ile tartışıldıktan sonra yapılmalıdır; çünkü bazı hastalıkların veya kanserlerin varlığı östrojen tedavisinin kullanımını engeller.

Eğer tedavi ile aynı zamanda çocuk istemi yoksa ve korunma (kontrasepsiyon) gerekliyse, hormonal seçenekler kombine oral kontraseptif haplar veya hormonlu spiral artı östrojeni (genellikle bir yama veya jel olarak) içerir. Hormonal olmayan korunma seçenekleri bakır spiral veya prezervatif gibi bariyer metotlarıdır.

Kemik Erimesinin Önlenmesi

Erken menopoza giren kadınlarda osteoporoz yani östrojen eksikliğine bağlı kemik erimesi sık görülmektedir.  Sigara içimi, yetersiz kalsiyum alımı ve egzersiz eksikliği, kemoterapinin kendisi gibi durumlar da kemik kaybına katkıda bulunur.

Özellikle Hormon Replasman Tedavisi almıyorsanız, östrojen hormonu artık kemiklerinizi koruyamaz.

Kemik yoğunluğunun ölçülmesi çok önemlidir. Vücudunuzdaki temel kemik yoğunluğuna bağlı olarak, her bir ila iki yılda bir kemik mineral yoğunluğunun kontrol edilmesi önerilmektedir.

Sağlıklı bir yaşam tarzı, kemik sağlığını korumak için önemlidir. Erken menopozdaki kadınlar sigara içmemeli, düzenli ağırlıkla egzersiz yapmalı ve yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı sağlanmalıdır.

Eğer bir kadın en az bir kez kemik erimesine bağlı kırık geçirmişse, daha sonrasında tekrarlayabilecek olası kırık riskini azaltmak için östrojene ek olarak birçok tedavi seçeneği bulunmaktadır.

Kalp ve Damar Hastalıklarının Önlenmesi

Erken menopoz, artmış risk ve kardiyovasküler hastalık, kalp yetmezliği ve kolesterol yüksekliği ile yakından ilişkilidir. Bu risklerin en aza indirilmesi için Hormon Replasman Tedavisi’nin kullanımına herhangi bir engel yoksa doğal menopoz yaşına kadar kullanılması önerilmektedir. Kalp sağlığınızla ilgili riskler taşıyorsanız bu risk faktörlerinin (örneğin hipertansiyon, kilo, sigara, diyabet, kolesterol) uygun şekilde taranması  gerekmektedir. Bu süreçte sağlıklı beslenme, spor, kilo verme ve sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişiklikleri de en az ilaç tedavisi kadar önem taşımaktadır.

Bilişsel Fonksiyon

Erken menopoza yol açan sebeplerden biri olan kemoterapi ilişkili hafıza bozukluğu iyi bilinmektedir.  Bununla birlikte, uzun süreli östrojen eksikliğinin bilişsel işlev üzerindeki etkisi şu anda belirsizdir. Cerrahi sebeplere bağlı erken menopoza giren kadınların Parkinson hastalığı ve Alzheimer hastalığı riski artmıştır. Kadınlarda doğal menopoz yaşına kadar östrojen tedavisinin bilişsel / nörolojik durumlar üstünde faydalı etkiye sahip olduğu düşünülmektedir.

Yaşam tarzı değişiklikleri de (egzersiz, sigara içmeyi bırakma, sağlıklı kiloyu koruma, güvenli alkol alımı) bu belirtilerin iyileştirici etkisi üzerinde önem taşımaktadır.

 

DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN www.erkenmenopoz.com İSİMLİ SİTEMİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ.

Erken Menopoz

Yorum Bırak

Instagram

Danışma Formu
Danışma / Randevu